Bugün sizlere "Proje 2417" kitabının devam kitabıyla geldim.
İlk kitap oldukça heyecanlı ve merak uyandırıcıydı, bende direkt ikinci kitabı okumaya başladım.
Bu arada şunu belirtmek isterim ki;
"Kayıp Rıhtım Okur Anketi 'ne göre Yükseliş 2417 kitabı 2019 yılının "En İyi Yerli Bilim Kurgu Romanı" seçilmiş."
Ve bunuda kesinlikle hak etmiş bence
"Bugünü dünden farklı kılan tek şey, değişen dengelerdi."
"Ve Yükseliş'in bittiği yerde koca bir devrim gizlidir."
Bu seri kesinlikle film olsun isterdim. Okuduğum her şey gözlerimde canlanırken bile yeteri kadar heyecanlıydım, sinemada izlemek kim bilir ne kadar keyifli olurdu
Hera'nın yaşadıklarını okumak beni inanılmaz gerdi, okurken bile kendime hakim olamadım. Ervin'in ilk kitapta yakalanması ve heyecanın en yüksek olduğu yerde ikinci kitaba başlamak beni biraz sakinleştirdi
Ervin'in inandığı doğru için, insanların acımasızca kullanılmaması için daha ne bedeller ödenmeliydi ?
Ölümsüzlük elbette bulundu ve ölümsüz olmayı başaranlar sonsuz yaşamdan vazgeçmek istemiyor.
Bu deneylerde kullanılan ve halkın direnişçi kesimi ise sadece özgürlük istiyor.
Yükseliş 2417Sinem Ataklı · Parola Yayınları · 2024301 okunma
Hayat aslında hepimizin bildiği bir çocuk oyunundan ibarettir... Taş - Kağıt - Makas... Yenilgi ve yahut zafer, kendi avucumuzda değil; hayatınıza dahil olan başka avuçların hamlelerinde gizlidir...
Tesadüf mü tevafuk mu diye bocalarken; ömrümüz, bu oyunun belirsiz eşleşmeleri ile son bulur, biter...
Kitabın anlatım tarzı, dili öyle güzel ve akıcıydı ki okurken çok keyif aldım. Hatta keyif almaktanda öte huzur buldum. Bu kitap için doğru tanım sanırım bu "huzurlu bir okuma".
Manevi olarak okura her anlamda iyi gelen ve dolu dolu bir kitap olduğunu düşünüyorum. Biraz felsefe biraz tasavvuf ikisinin harmanlandığı bir kitap.
Benlik arayışı, insanın kendi içsel yolculuğu bu gibi konular üzerinde yoğunlaşarak okumuş olduğum bir kitap oldu. İnsana bazı şeyleri sorgulatan, düşündüren türden bir kitaptı.
Kitabı okurken birçok satırın altını çizdim. Anlayarak, özümseyerek okumak gerekiyor bence.
"Yenilir, insan... Yaşama sımsıkı sarılır da dünyaya yenilir... Vazgeçişlerinde saklanırken, bekleyişlerinde çoğalır. Yarasına şifa arar da dermanına yenilir."