Ecem Ark

Ecem Ark
Uludağ Üniversitesi
Bursa
6 Şubat
211 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·156 syf.··
2026 27. kitabı
Japon edebiyatının o kendine has, dingin ve ruhu şifalandıran dokusunu sevenlerin çoktan radarına girdiğini düşündüğüm, Athica Books’un "İyi Hisset Serisi"nden çıkan Sakura Mevsimi Kitapçısı’nı konuşalım istiyorum biraz. Kitap, bildiğimiz o büyük olaylarla dolu, hızlı akan kurgulardan çok uzak; aksine insanı kendi iç dünyasıyla, sakladığı pişmanlıklarla ve ertelediği vedalarla yüzleştiren çok naif bir mucize anlatısı. Hikayemiz göz alıcı kiraz ağaçlarının gölgesinde saklanan gizemli bir kitapçıda geçiyor. Kitapçının sahibi Sakura adındaki gizemli genç kadın ve ona eşlik eden üç renkli tatlı kedi Kobako, kapıdan içeri adım atan her yaralı ruha ev sahipliği yapıyor. ​Kitapta yolları bu büyüleyici dükkanla kesişen dört farklı insanın iç içe geçen hikayesini okuyoruz. Annelerini yapayalnız bırakmanın pişmanlığını taşıyan ikizler Kaho ve Shiho, çocukluğunun karanlığından sıyrılmaya çalışan Mio, Alzheimer hastası olan Shingo ve ilişkilerinde hep bir tıkanıklık yaşayan Kozue... Hepsinin ortak noktası geçmişin hayaletleriyle yaşamak ve kelimelerin gücüne sığınmak. Karakterlerin dükkana kabul edilme şartı bile o kadar orijinal ve kalbe dokunan cinsten ki; kedinin seçtiği kitapla sizin okuduğunuz kitabın, aynı mevsimde, aynı satırlarda kesişmesi gerekiyor. Kitabın ilk ve son hikayesinin birbirine bağlanışındaki o ince zeka ise yazarın kurguya ne kadar zarif bir imza attığının kanıtı. ​Yazarın o sakin, abartıdan uzak ama derin anlatımı, sanki insanı derin bir uykudan uyandırıyor ve günlük hayatın koşturmasından uzaklaştırıyor. Eğer bu ara hayatın koşturmacasından biraz yorulduysanız, sakinleşmek, derin bir nefes almak istiyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin derim.
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202676 okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
2026 26. kitabı
️Artuçkule’nin Tepegözü, köklerini kadim destanlardan alan ama modern bir dille yeniden kurgulanan sert ve destansı bir hikaye. ️​Olaylar, toprağın insanı reddettiği uğursuz "Altamış" köyünde başlar. Kimsenin önemsemediği "yarım akıllı" denilen bir kızın yolu bir peri padişahıyla kesişince ortaya dev kadar aç ve her şeyi hatırlayan tek gözlü bir çocuk çıkar. Bu çocuk, her lokmasında dünyaya karşı büyüyen bir öfkeyi besleyerek büyürken; onun varlığı Dokuz Kıta On Okyanus’un kaderini, iktidar hırslarını ve taht kavgalarını geri dönülmez bir biçimde değiştirir. ️​Kısaca özetlemek gerekirse; Çağan Irmak bu eserinde sadece bir "canavarın" değil, onu yaratan dünyanın da hikayesini anlatıyor. Dede Korkut’un kadim anlatı geleneğini çağdaş bir düzleme taşıyan kitap; "Hikaye mi insanı doğurur, yoksa insan mı hikayeyi?" sorusu etrafında şekillenen, büyüleyici ve sarsıcı bir evren sunuyor.
Artuçkule'nin Tepegöz'üÇağan Irmak · Everest Yayınları · 202629 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 25. kitabı
İskender Pala’nın Soygun romanı, okuru İstanbul’un kalbi olan Ayasofya’nın merkezinde, gizem dolu bir atmosferin içine çekiyor. Profesyonelce kurgulanan bir hırsızlık girişimiyle başlayan hikaye, basit bir soygunun ötesine geçerek tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan gizli tarikatların ve karanlık güç odaklarının planlarını gün yüzüne çıkarıyor. Yazar, sürükleyici bir kovalamacayı anlatırken aynı zamanda Ayasofya’nın mimari sırlarını, sembollerini ve bu yapının neden hedef seçildiğini edebi bir dille aktarıyor. Kitap, tarihi belgelerin izinin sürüldüğü ve şifrelerin tek tek çözüldüğü bir "sanat polisiye" olarak ilerliyor. Modern dünyanın karmaşası ile Bizans ve Osmanlı tarihini iç içe geçiren kurgu, okuru adeta bir zaman tüneline sokuyor. İstanbul’un kadim geçmişine dair derin bilgiler sunan bu roman, bir yandan merak duygusunu canlı tutarken bir yandan da kültürel mirasın önemini her sayfada okura yeniden hatırlatıyor.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,208 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 24. kitabı
Herkese merhaba kitap dostlarıım 🩷 yayınevinin kitaplarını büyük bir ilgiyle takip ediyorum ve okuduğum her kitabı da ayrı seviyorum, bu kitabı da çok beğenerek okudum ve okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum ️ ️Hikayede üç genç hırsız, bir soygun sonrası geceyi geçirmek için terk edilmiş, eski bir bakkal dükkanına sığınır; ancak dükkanın kapısındaki mektup deliğinden içeri esrarengiz mektuplar düşmeye başlar. Bu mektuplar, geçmişten gelen insanların bakkalın sahibi Namiya'ya danıştıkları dertlerini içermektedir. ️Gençler başlangıçta isteksiz olsalar da bu mektuplara cevap vermeye başlarlar ve olaylar geçmişle gelecek arasında mucizevi bir bağ kurar. ️Kitap; verdiğimiz kararların hayatımızı nasıl şekillendirdiğini, bazen tanımadığımız birinden gelen bir tavsiyenin tüm kaderimizi nasıl değiştirebileceğini, karakterlerin hayallerinden vazgeçmeleri ya da sevdikleri için yaptıkları fedakarlıkları ve sosyal dışlanmışlık yaşayan üç gencin başkalarının dertlerine çözüm ararken yaşadıkları içsel dönüşümü anlatıyor. ️​Yazar, genellikle polisiye ve gerilim türündeki eserleriyle tanınsa da bu romanda çok daha yumuşak, umut dolu ve hüzünlü bir dil kullanarak, birbirinden bağımsız görünen hikayelerin sonunda nasıl tek bir noktada birleştiğini gösteren kurgusuyla okurlarını şaşırtmayı başarıyor.
Mucizeler Bakkalı NamiyaKeigo Higashino · Athica Yayınları · 202670 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 23. kitabı
“... sonun yaklaşmakta olduğunu fark etmek bizi şu ana daha canlı sarılmaya teşvik edebilir.” ︎ Kitap, Yalom’un kendi terapi seanslarından süzülen on farklı hikâyeyi bir araya getiriyor. Her hikâyede bambaşka bir insanın iç dünyasına misafir oluyoruz; kimi geçmişteki pişmanlıklarıyla boğuşuyor, kimi yaklaşan sonun kaygısıyla... Ancak işin en can alıcı noktası, Yalom’un sadece hastalarını anlatmakla kalmayıp kendi zayıflıklarını, yanılmalarını ve bir insan olarak hissettiği o çaresizlik anlarını da açık yüreklilikle paylaşması. ︎ Marcus Aurelius’un o meşhur "her şey günübirliktir" sözünden aldığı ilhamla, aslında hepimizin bu dünyada birer geçici yolcu olduğumuzu hatırlatıyor. ​Okurken kendinizi bazen o terapi koltuğunda oturan hasta gibi, bazen de karşıdaki bilge ama kırılgan doktor gibi hissediyorsunuz. Kitap boyunca o ağır ve karanlık görünen konular, Yalom’un kaleminde birer hayat dersine ve teselliye dönüşüyor. Nihayetinde size "evet, her şey geçici ama bu geçicilik hayatı daha az değerli kılmıyor" dedirten, insanın ruhuna dokunan bütünsel bir anlatı sunuyor.
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam