Japon edebiyatının o kendine has, dingin ve ruhu şifalandıran dokusunu sevenlerin çoktan radarına girdiğini düşündüğüm, Athica Books’un "İyi Hisset Serisi"nden çıkan Sakura Mevsimi Kitapçısı’nı konuşalım istiyorum biraz. Kitap, bildiğimiz o büyük olaylarla dolu, hızlı akan kurgulardan çok uzak; aksine insanı kendi iç dünyasıyla, sakladığı pişmanlıklarla ve ertelediği vedalarla yüzleştiren çok naif bir mucize anlatısı.
Hikayemiz göz alıcı kiraz ağaçlarının gölgesinde saklanan gizemli bir kitapçıda geçiyor. Kitapçının sahibi Sakura adındaki gizemli genç kadın ve ona eşlik eden üç renkli tatlı kedi Kobako, kapıdan içeri adım atan her yaralı ruha ev sahipliği yapıyor.
Kitapta yolları bu büyüleyici dükkanla kesişen dört farklı insanın iç içe geçen hikayesini okuyoruz. Annelerini yapayalnız bırakmanın pişmanlığını taşıyan ikizler Kaho ve Shiho, çocukluğunun karanlığından sıyrılmaya çalışan Mio, Alzheimer hastası olan Shingo ve ilişkilerinde hep bir tıkanıklık yaşayan Kozue... Hepsinin ortak noktası geçmişin hayaletleriyle yaşamak ve kelimelerin gücüne sığınmak.
Karakterlerin dükkana kabul edilme şartı bile o kadar orijinal ve kalbe dokunan cinsten ki; kedinin seçtiği kitapla sizin okuduğunuz kitabın, aynı mevsimde, aynı satırlarda kesişmesi gerekiyor. Kitabın ilk ve son hikayesinin birbirine bağlanışındaki o ince zeka ise yazarın kurguya ne kadar zarif bir imza attığının kanıtı.
Yazarın o sakin, abartıdan uzak ama derin anlatımı, sanki insanı derin bir uykudan uyandırıyor ve günlük hayatın koşturmasından uzaklaştırıyor. Eğer bu ara hayatın koşturmacasından biraz yorulduysanız, sakinleşmek, derin bir nefes almak istiyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin derim.