Roman okurları genelde empati duygusu gelişmiş insanlar. Buna karşılık hayatlarında roman okumayanlarda empati gelişmiyor.
Empati, yani kendini bir başkasının yerine koyabilme yetisi. Empati, hani kibirden uzak durabilme gayreti. Sürekli kendini haklı, etrafı haksız; kendini güzel, alemi çirkin zannetme becerisi. Empati ki katillerde, zalimlerde, diktatörlere, şiddete meyyal ve kendine meftun insanalrda en az rastlanan özellik.
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi?
Bence hiç biri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Son nefesini içi arzularla, heyecanlarla dolu bir kız olarak verir.
Ama değişim yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır: Bir erkek.