Sorun şu ki, insanların trajik hikayelerinde korkunç derecede merak uyandıran bir şeyler var. Ne zaman bu tarz bir olay olsa hepimiz -buna ben de dahilim- gözlerimizi sımsıkı kapıyor, başka şeylerle ilgilenmeye çalışıyor ve bu durumdan nefret ettiğimizden yakınıyor, ancak kendimizi yine de oraya çekilirken buluveriyoruz.
Kim olduğumu belirttim. Birkaç saniye sessiz kaldı, Colorado'yu bu yüzden seviyorum işte; insanlar boşlukları gereksiz seslerle doldurmak yerine düşünmek için zaman ayırıyorlar.
Demagoglar, diktatörler, bağnazlar, ırkçılar, popülistler... bunların hepsinin yaptığı şey aynı; korku yoluyla liderlik sağlamak. Tapınmanın kökeninde de bu var zaten. Bu insanlar kötü olabilirler, ancak halkı etkileyebildikleri de bir gerçek. Dürüst bir insanın halkı etkileyebildiğini görmek insanı genelde duygulandırır, ama bunu bir yalancının yapmasını izlemek kesinlikle çok daha ilginçtir. Çünkü bu insanlar böyle bir ortamda bütün zayıflıklarımıza oynar. Tıpkı bir reklam gibi. Büyümesini engellemeye çalıştığımız bütün korkularımız bir anda yeşermeye teşvik edilir ve bazılarımız buna boyun eğer. Normal bir yaşam süren vatandaşlar birden canavara dönüşür. Bunu canlı canlı görmemişsen ya da bir yerlerde okumamışsan, toplumda yanlış giden hiçbir şeyden haberin yok demektir.
"Baksanıza, yatakta iyi misinizdir?" Bu soruya cevap vermeyecek adam bulamazsınız. İlla ki bir cevap verirler, emin ol. Yatakta ne kadar kötü oldukları da hiç fark etmez üstelik.
İnsanlar neden kötü bir şeyin olacağını fark ettiklerinde hiç önlem almıyorlar? Hiçbir şey yapmıyorlar resmen. Rayların üzerinde öylece uzanıyor, trenin gelip kendilerine çarpmasını bekliyorlar. Neden? Belki de zaten karamsar insanlar oldukları için böyle yapıyorlar. Ya da iyimser oldukları için.