Şehrin kıyısına vurmuştu suskunluğumuz bizi. Baltık mimarisi bir kafede sen ve ben. Yasa dışı sevmeye yorgun ayaklarımız dinlenirken. Masada ilk ikram ellerimizdi.
Bir gün özlersen beni, tüterse toprağım burnunda, sen bana haber ver, ben kalkarım rüyana. Bir gün, çiçek istersen benden kopar üstümdekileri, ben yine büyürüm SANA...