ecm

"Tutunacak bir dalımız kalmadı, tutunamıyoruz."
Sayfa 158
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ya nasıl anlatsam. Küçük bir oda düşün. İçinde yüzlerce kitap... Hani o kitapların bi kokusu vardır. Sarar odayı. Çekersin içine... Sanki binlerce hayatı içine çekmişsin. Türk romanlarını düşün mesela... Atilla İlhan'ı düşün, Ahmet Hamdi'ye gel ordan Oğuz Atay'a, Orhan Pamuk'ta bi dur, bi mola ver. Öyle işte... Uzaktan bakınca biri sanırsın. Ama yakından bakınca çıldırırsın. Ben bi kere öpmüş bulundum bunu üç hafta GATA'da yattım ya... Dudaklarım yanmış. İşte öyle bir kız. Daha anlatayım mı? Dur anlatayım . Bir gözleri var tıpkı Ece Ayhan. Burun desen İlhan Berk. Saçlar desen yemin ederim Cemal Süreya.'
Sayfa 144 - Poyraz
Ayşegül: Sen bana ne zaman aşık oldun ya? ... Poyraz: İlk gördüğüm an. Taksime bindiğin an. Sen yoktun, sadece gözlerin vardı. Taksiye bir çift göz binmişti. Hayatımda gördüğüm en güzel gözlerdi.. Sanki bedenin gözlerini giyinmişti.
Sayfa 137
"Mutluluk diye bir şey yok! Kendimden biliyorum! İşte burda size her şeyi ispat etmek üzere cama çıkmış bulunup az sonra bu zavallı bedenimi aşağı atarak size mutluluk diye bir şey olmadığını ispatlıyorum! Alın buyrun. Benimle evlen Ayşegül! Mutlu olalım."
Sayfa 132 - Poyraz