Bu ana kadar gördüğümüz örneklere bakılırsa "Hakkı" kuvvetin doğurduğu anlaşılıyor. Kuvvetli olan, haklı oluyor. O derecede ki acizlere, zayıflara hakkı en kuvvetli olan dağıtıyor. Kuvvetlinin fikri hak oluyor. Bu zayıf insan, kuvvetlinin fikrini hak olarak kabul etmek zorunda kaldıkça hürriyet, adalet kurulmuş olamaz. O kuvveti imkan derecesinde herkese dağıtmanın yolunu bulmalıdır.
Şu düştüğümüz aşağılık insan hayatı içinde ömür devresini tamamıyla geçiren kaç yaratığa rastlıyoruz ?
-İnsan işlerindeki bu gariplik bazen o derecelere varıyor ki hakla haksızlığın, adaletli iş görmekle bittiğini kestirmekten insan aciz kalıyor.
Doğacak evladı yaşamanın nimetlerine ulaştırmak için zamanın ilerlemesine uygun bir okul hazırlamayı bile düşünmeyen bir milletin kahır içindeki, sefalet içindeki nüfusunu arttırmaya yardım etmek insanlığın iyiliğini istemek midir ?