Gözlerimi kapadım,onun uyuduğuna karar verinceye kadar uzun dakikalar boyunca bekledim,sonra da Akhilleus'a bakmak üzere döndüm.
Yan yatmıştı,beni seyrediyordu.Döndüğünü duymamıştım.Hareket ettiğini hiç duymam. Akhilleus tam anlamıyla kıpırtısızdı,bu kıpırtısızlık yalnızca ona has bir şeydi.