“Senin en sevdiğin yemek nedir?”
“Et, bir de baharatlı pilav.”
“Baharatlı pilavı nereden duydun?” diye sorarak lafı değiştirdim. “Genelde çoğu insan bilmez.”
“Duymadım,” dedi net bir sesle. “Tattım. Seneler önce biri yapmaya çalışmıştı fakat yapamamıştı.”
“Yapamamıştı?” Ona arkamı dönüp buzdolabından et çıkardım. “O halde nasıl en sevdiklerin arasında yer alıyor?”
“Yapamamasını sevmiştim.” dediğinde tınısında derin bir anlam vardı.
“Kimsenin gitmediği bir mezarlık gördün mü?” deyip kolumdan çekiştirdi. Yüzüm asılırken ona düz bir ifadeyle baktım. Ellerini cebine koydu ve göz ucuyla bana baktı. “Yağmur en çok onların dostudur.”