hayatın, etraflarını atik kurtlar ve şarkı söyleyen bülbüllerin sardığı ve çiçekler dikilmiş dar yollara sürdüğü o yalnız kalanlardan olduğumu anladım.
sabaha kadar sus ey kalbim! sus, çünkü şiddetli fırtına senin derinliklerindeki gizle alay ediyor. sus, vadinin mağaralı senin çalgının tınılarını asla yankılamayacak.
biz kederin çocuklarıyız, siz sevinçlerin...
biz kederin çocuklarıyız ve keder, şerli kalplerin civarlarında yer tutmayan bir ilahın gölgesidir. biz kederli ruhların sahipleriyiz ve keder küçük ruhların alamayacağı kadar büyüktür. biz gözyaşı döker, ağlarız.
bilgi ekmeği vadilerdeki taşlardan daha bolken sizin ruhlarınız açlıktan iki büklüm oluyor; yemiyorsunuz. kalpleriniz susuzluktan büzülmüşken ve hayat pınarları evlerinizin etrafındaki su kanalları gibi akıyorken, siz niçin içmiyorsunuz?