Fiziki eğitimin müspet bölümü kültürdür. İnsanı hayvanlardan ayıran budur. Kültür esas itibariyle zihni melekelerin kullanımına dayanır. Şu halde ebeveynler böyle bir kullanım fırsatını çocuklarına tanımalıdır. İlk ve önemli kural suni yardımlardan mümkün olduğu kadar vazgeçmektir. Dolayısıyla ilk çocuklukta yürütme kayışları, çekçekler, yürüteçler bir tarafa bırakılmalı ve çocuğun kendi kendisine yürümeyi öğreninceye kadar yerde emeklemesine izin verilmelidir: o zaman çok daha sağlam yürüyecektir.
Çünkü araçların kullanımı doğal çeviklik ve esnekliğin yıkımıdır. Nitekim belli bir mesafeyi ölçmek için bir ip yahut sicim isteriz, her ne kadar onu göz kararıyla ölçebilirsek de ya da güneşin konumundan hareketle kestirebileceksek de zamanı söylemek için bir saate; yahut gündüzleyin güneşin, geceleyin yıldızların konumu bize kılavuzluk edebilecekken bir ormanda yolumuzu bulmak için bir pusulaya ihtiyaç duyarız. Hatta daha ileri gidip diyebiliriz ki bir sandal yahut kayığa ihtiyaç duymak yerine suyu yüzerek de geçebiliriz.
Ünlü Franklin yüzmek bu kadar hoş ve faydalı iken herkesin neden yüzmeyi öğrenmediğine şaştığını söylemişti.
Herkesin kendi kendine yüzmesini öğrenmesinin kolay bir yolunu da göstermişti: boğazınıza kadar gelen bir çay ya da ırmağa girip suya bir yumurta atın ve sonra ona erişmeye çalışın. Bunu yapmak için ileri doğru eğilirken ayaklarınız yerden kesilecektir ve ağzınıza su kaçmasını önlemek için de başınızı geriye kaykıltın. Şu anda yüzmek için en uygun konumdasınız, bedeninizi gerçekten yüzdürmek için size kalan tek şey kollarınızla suyu kulaçlamaktır.