"Ey iman edenler, ne oldu ki size, Allah yolunda savaşa kuşanın denildiği zaman, yerinizde ağırlaşıp kaldınız?" Sebep budur: Dünya sevgisi, ağırlaşıp yeryüzüne yapışmak. Ahiretten (cayip) dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama ahirettekine (göre) bu dünya hayatının yararı pek azdır.
Bu ayet, sebebi de zikrediyor, şifasını da zikrediyor; hastalığı ve onun şifasını bildiriyor. Hastalık, dünyaya bağlanma hastalığıdır. Ağırlaşıp yeryüzüne yapışıyorsunuz, hayatınızı seviyorsunuz ve onu geride bırakmak istemiyorsunuz. Peki şifası? Allah (asse ve celle), bize bu dünyanın hakikatinin ahirete kıyasla hiçbir şey olmadığını hatırlatı- yor. Bu ayet Tevbe Suresi'ndedir ve daha en başından Bakara Su- resi'ndeki savaşın emredildiği ayette Allah (asse ve celle) buyuruyor ki: "Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı)."
Allah (azze ve celle)bize bunun hoşlanmadığımız bir şey olduğunu söylüyor. Hatta biz onu yapmaktan hoşlanmamak şöyle dursun, onun hakkında konuşmaktan bile hoşlanmıyoruz; hemen şimdi buna bir göz atın, bunun hakkında kaç kişi konuşuyor? İslam'ın farzlarından biri olmasına rağmen, nice ayetlerin ve nice hadislerin bundan bahsetmesine karşın insanlar bırakın onu yapmayı, ondan söz etmeyi bile istemiyorlar. Kısacası, Allah (azze ve celle) bize hastalığın ne olduğunu söylüyor ve tedavisini de veriyor.