Eda

Bazen fakirlik, bazen zenginlik, bazen zillet, bazen dostlar sevinir, bazen de düşmanlar sevinir. Mutlu kişi her durumda bir tek asla bağlı kalan kişidir. O bir tek asıl Allah (azze ve celle)'a karşı takvadır. Çünkü takva, kişi zengin olsa o kişiyi süsler. Fakir olsa ona sabrın kapılarını açar. Afiyette olsa ona olan nimeti tamamlar. İmtihan olunsa onu süsler. Zaman onu yükseltmiş mi alçaltmış mı, elbisesiz mi bırakmış giydirmiş mi, doyurmuş mu aç mı bırakmış, o kişiye bunlar zarar vermez.
Eli engerek yılanın kafesinde bulunduğu halde sokulmayı inkar edene şaşılır. Bundan daha ilginci ise sıkıntılar üzere yaratılan dünyadan rahatlık istemektir. Şairin şu sözü ne kadar manidardır: O dünya sıkıntı üzere yaratıldı. Sen ise onu kirlerden arınmış bir şekilde istiyorsun. Her kim günleri fıtratına aykırı bir şeye zorlarsa. Suda ateş parçası isteyen kimse gibidir. İmkansız olanı ümit ettiğinde bilki senin ümidin yıkılmaya yüz tutmuş bir uçurumun kenarına bina edilmiştir. Şayet dünya imtihan diyarı olmasaydı hayat peygamberlere ve salih kişilere dar gelmezdi. Zira onlara hep musibet isabet etmiş ve hiç rahatlık görmemişlerdi.
Sayfa 25·Kitabı okudu
O ne müthiş câzibe, yıldızları deliyor Kınalı saçlarından kahkahalar geliyor Bir bakışı kavrulan ruhumu gölgeliyor Aklımı başımdan ah, aldı mehtabım benim Hücre hücre kuruyup mecnun bir çöle döndüm Perdelendi gözlerim; ıssızlığa büründüm Bunaldım, acze düştüm, kuytularda süründüm Dâre çeken cellâdım oldu mehtabım benim
Sayfa 51
ümitsizliğe düşme
İbn kayyım r.h şöyle der: "İtaatlerin nüfuzu, masiyetlerin nüfuzundan daha azimdir. Şüphesiz itaatlerin nüfuzu/etkisi kulda kendini beğenme ve riyaya sebep olur. Bu da onun amelini heba eder. Masiyetlerin nüfuzu/etkisi ise kulu bazen Aziz ve Cabbar olanın karşısında zillete düşürür, pişmanlığa gark eder. Bu durum da onu tövbeye yönlendirir ve böylece cennete girmesini sağlar." Çünkü o kimse haddi aştığının farkındadır. Bu nedenle seleften bazısı şöyle demektedir: "Bir adam itaatle amel eder ve bu yaptığıyla cehenneme girebilir. Ama bu adam masiyet işleyip cennete de girebilir." Ona dendi ki: "bu nasıl mümkün olabilir." Dedi ki: "İtaat üzere bir amel yapar ve kendini beğenmişlik eder. Bu durum, onun cehenneme girmesine neden olur. Ama bir kişi masiyet işler ve sonrasında, bu amelin kendisini helak etmesinden korkar ve Allah'tan (azze ve celle) bağışlanma diler ve amelinin kar şılığından korkar ta ki bu tutumu onun cennete girmesine neden olur
Allah'ın Rahmeti
Ebû Hureyre (r.a.) Ebî Hureyre'den rivayetle okudum. Demiş ki: Bir gece Resulullah'la (s.a.v.) yatsıyı kıldıktan sonra çıkum. Yolda duran peçeli bir kadın belirdi karşımda. "Yâ Eba Hureyre!" dedi. "Büyük bir günah işledim. Kabul olur mu tövbe etsem?" "Günahınız nedir?" diye sordum. "Zina ettim. Bebeğimi öldürdüm," dedi. "Mahvoldunuz, mahvettiniz," dedim; "vallahi tövbe yoktur size." Kısacık bir haykırış çıktı boğazından ve kendinden geçerek yere kapandı. Sonra gitti. İçimden, "Allah'ın elçisi (s.a.v.) varken bana mı düşer fetva vermek?" diye sordum. Ertesi sabah Resulullah'a (5.a.v.) gittim. "Ey Allah'ın elçisi!" dedim. "Dün bir kadın şu ve şu konuda fetva istedi benden." Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.). "Aman ya Rabbi!Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz" dedi. "Vallahi sensin mahvolup, mahveden." Onlar ki, Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarmazlar. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar. Zina etmezler. Bunları yapan cezaya uğrar. Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır. Ancak tövbe edip iman eden ve salih amel işleyenler başka. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir. [el-Furkån, 68-70]228 ayetine ne oldu?"... Resulullah'ın (s.a.v.) yanından çıktım. Medine sokaklarında koşuyor, "Dün benden şu ve şu konuda fetva isteyen kadını kim gösterir?" diye soruyordum. Çocuklar, "Ebû Hureyre delirmiş!" diyorlardı. Ta ki gece oldu; aynı yerde buldum onu. Re-sulullah'ın (s.a.v.) sözlerini aktardım. Tövbe etse kabul olacağını bildirdim. Sevindi. Kısacık bir haykırış çıktı boğazından. "Bir bahçem var," dedi; "günahım karşılığı yoksullara sadakamdır."
Sayfa 119·Kitabı okuyor