İbnü'l-Cevzi

İbnü'l-Cevzi

Yazar
8.5/10
46 Kişi
·
118
Okunma
·
32
Beğeni
·
2.370
Gösterim
Adı:
İbnü'l-Cevzi
Tam adı:
Ebu'l-Ferec İbnü'l Cevzî Ebu Abdurrahman bin Ebi'l Hasan
Unvan:
Arap Din, Tarih, Tıp Bilgini, Yazar
Doğum:
Bağdat, Irak, 1116
Ölüm:
Bağdat, Irak, 15 Haziran 1201
İbnü'l Cevzî (1116 - 1201), 12. yüzyılda yaşamış Arap din, tarih ve tıp bilgini.

Tam ismi 'Ebu'l-Ferec İbnü'l Cevzî Ebu Abdurrahman bin Ebi'l Hasan' olan İbnü'l Cevzî, 1116 yılında doğmuştur. Doğum tarihi üzerinde bazı ihtilaflar olmuştur, bazı alimler doğum tarihinin 1116 değil, 1114 olduğunu söylerler. Daha çok küçük yaşlarda dönemin büyük alimlerinin yanına girmiş, onların himayesinde yetişmiştir. Özellikle hadis ve tefsir alanında birçok çalışmaya imza atmıştır. Her ne kadar en çok hadis ve tefsir alanında kaleme aldığı eserlerle adı duyulsa da, özellikle tarih üzerine birçok önemli eseri vardır. Bunların dışında dil üzerine de bazı çalışmaları olmuştur. 1201 yılında vefat etmiştir. El-Muntazım fi tarihil-mûluk vel-ümem adlı 10 ciltlik eseri vardır. Çok fazla okumaya düşkünlüğüyle bilinir ölmeden kısa süre önce hala öğrenmeye doymadığını söylemektedir. 'İKRA' ile başlayan dinimizde islam ile okumanın nasıl yakın olduğunu göstermiştir. çok fazla okumasıyla eşit şekilde yazmıştır çoğu eseri günümüze ulaşmamıştır. Ölmeden önce ev hapsine mahkûm edilmiştir, 5 yıl orada kalmış ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamış hapsi bittikten bir hafta sonra vefat etmiştir. Üçü erkek sekiz çocuğu olduğu söylenmektedir iyi bir aile babasıdır çok fazla maddi sıkıntı çekmemesi kitaplara düşkünlüğü ve kütüphanesini geliştirmekte ki avantajlarından olmuştur.
Muhammed bin Ka'b el-Kurani rivayet ediyor: Bir adam, Hz. Süleyman'a gelir. Komşusunun kazlarını çaldığını öne sürer. Hz. Süleyman, halkı mescide toplar. Sonra minbere çıkar. "içinizden biri hem komşusunun kazlarını çalıyor hem de o kazların tüyleri kafasında, utanmadan mescide geliyor." dedi. Cemaatten biri eli ile kafasını sıvazladı. Bunun üzerine Hz. Süleyman, "yakalayın hırsız bu" dedi.
Ben kitap okumaktan doymam. Görmediğim bir kitap elime geçince bir hazine bulmuş gibi olurum. Yirmi bin kitap okudum desem okuduğum daha çoktur. Hala okuyorum. Şu kitaplarda kitap okumayanların bilemeyeceği neler öğrendim.
Tartışma, doğrunun ortaya çıkması için vardır. Selefin tartışmaktan maksadı, hakkı izhar etmekle nasihatleşmekti
İbnü'l-Cevzi
Sayfa 117 - Karınca Polen Yayıncılık / Şubat 2015
Akıllı kimsenin alameti susması, sakinliği, gözünü koruyup yerinde hareket etmesi ve hadiselerin sonunu gözlemesidir.
Rabia bin Nacid anlatıyor: Muaviye bin Ebu Süfyan'a, Aklın ulaştığı en son nokta nedir diye soruldu. O da "Hiç kimseye güvenmemektir." Dedi.
Ebu Razin anlatıyor: Hz. Abbas'a şöyle soruldu. "Sen mi büyüksün yoksa Yüce Peygamber mi?" O da şöyle yanıtladı. " O benden büyük. Ama ben ondan daha önce doğdum."
"Adamın biri Süleyman(a.s) gelir ve kazlarının komşuları tarafından çalındığını iddia eder. Hz. Süleyman halkı mescide toplar. Sonra minbere çıkıp, "içinizden biri hem komşusunun kazlarını çalıyor; hem de çaldığı kazların tüyleri kafasında olduğu halde utanmadan mescide geliyor!", deyince cemaatten biri eliyle kafasını sıvazlar. Bunun üzerine Süleyman(a.s) "Tutun! İşte hırsız budur! der."
El-Irbaz ibn Sariye, Allah'ın Rasulünün (s.a.v.) şöyle dediğini rivayet etmiştir.
"Ben, Adem daha balçık halindeyken Allah katında hatemi'l-enbiyaydım
(peygamberlerin sonuncusuydum)."
İbnü'l-Cevzi
Sayfa 13 - Bu hadis şu kaynaklarda geçmektedir. Hakim, Mustedrek 11/418, 600; Taberanî, Mucemu'l-Kebîr, XVIII/253; Beyhakî, Delailu'n-Nubuvve, I/83; Ibn Asakir, Tarihu Dimeşk, I/38
Halid ibn Said şöyle anlatmıştır:
Rasulullah (s.a.v.) peygamber olarak
gönderilmeden önce bir gece uykumda şu rüyayı gördüm: Mekke'yi bir karanlık
kaplamış ve kimse gözünün önünü göremiyordu. Bu haldeyken, (zemzemden) bir ışık çıktı ve göğe yükseldi. Beyti aydınlattı. Sonra bütün Mekke aydınlandı. Oradan Yesrib'in hurmalarına kadar gitti ve orayı da aydınlattı. Öyleki ben hurmaların koruklarını bile görebilecek durumdaydım. Uyanınca rüyamı kardeşim Amr ibn Said'e anlattım. Görüşleri isabetli birisiydi. Bana: Kardeşim! Bu iş, Abdulmuttalib oğulları
içinde olacak. Onun, babalarının kabrinden çıktığını görmüyor musun? dedi.
Allah beni (onun vasıtasıyla) islam'a hidayet edince, Halid'in annesi (Ummu Halid): İslam'a ilk giren oğlumdur. Çünkü o, rüyasını Rasulullah'a (s.a.v.) anlattı. Rasulullah da:
- "Halid! Vallahi, o nur benim. Ben Allah'ın elçisiyim" dedi.
Rasulullah (s.a.v.), Allah'ın kendisiyle gönderdiği şeyi (dini) Halid'e anlattı. Bunun üzerine Halid müslüman oldu. Ondan sonra da Amr müslüman oldu.
İbnü'l-Cevzi
85[85] Tarihu İbn Asakir, V/48; el-Hındî, Kenzu
586 syf.
·Beğendi·7/10
Ibnul Cevzi'nin bu eserinde her Müslüman için muhakkak ki faydalar vardır.

Insanoğlunun en büyük düşmanı muhakkak ki şeytandır. Cennet yolcusunu yolundan alkoymak için kıyamete kadar.kendisine mühlet verilen iblisi mağlup etmenin en büyük yolu onun insanoğluna hazırladığı hileleri bilip buna karşı ünlem almaktır. Bu eser de insanoğluna "şeytanın hileleri" konusunda son derece faydalı bir eserdir.

Bu eseri okuduğunuzda kapıldığınız bir çok vesvesenin aslında şeytanın sizi iman ve ibadet nimetinden alkoymak için yaptığı hileleri olduğunu göreceksiniz.

Kısacası okumanızı şiddetle tavsiye edeceğim bir eser...
214 syf.
·7/10
Kitabi lise yillarinda okumustup.epey once:)
Aklimda kalici bir iz birakti.zekiligin hazir cevaplilik ve bulundugu her durum icin cozum stratejisi uretebilmek oldugunu anladim.
Kitabi okuyacak olan kisiler icin hikayelestirilmis bir anlatim var.
272 syf.
·Beğendi·10/10
Alim bu kitabı oğluna nasihat için yazar. Alımın oğlu ilim talebesidir ve bir süre sonra ahlaki bozunmaya uğrar. Babası vefat ettikten bir süre sonra elinde parası kalmaz ve babasının yani ibnul cevzi'nin yazdığı eserleri hür kitapçıya satar. Kitapların arasında bu kitap da vardır. Kitapçı kitapları inceledikten sonra şöyle der: bu kitap size yazılmış galiba. Kitabı okur ve İbnul cevzi' nin oğlu birden kendine gelir ve kaldığı yerden ilim tahsiline devam eder.
Şeytanın oyununa gelen ve sapan zümreleri tek tek ele alıp konu başlıkları adı altında güzel açiklamalara değinmiş.Bizlere okuyup ögrenmek ve o zümrelerden olmamak için okuduklarımızla amel etmemiz gerek.Rabbim ,bizleri korunanlardan kılsın.(Amin)
214 syf.
Üstün zekalılar hakkında bilgi sahibi olduğum için kitaptan farklı beklentiler içindeydim, teknik bilgi, hayat hikayesi falan bekliyordum ama kitap zeki insanları başka bir şekilde ele almış. Daha doğrusu zeki insanlar değil de uyanık insanlar desek daha doğru olacak galiba. Kısa hikayelerle bir durum karşısında verilen cevaplar şeklinde oluşturulmuş bir kitap. Okunmalı mi? Fikir sahibi olmak ve farklı bir bakış açısı kazanmak için okunmalı elbette.
214 syf.
·Beğendi·8/10
Cümleten merhaba arkadaşlar. Yoğunluktan dolayı kitabı ekleyemedik ama olsun. Çok güzel, hakikatli sözler ve yerine göre güldüren hikayeler ile öğütler içeren bir kitap okuduk.
Ayrıca değinmem gerekiyor. Sanırım döneminde Türklerden çok çekmiş millet. Gerçekten de yazarda acayip derecede bir Türk Milletine karşıtlık, hayret, şaşkınlık ve kızgınlık fark ettim. Ancak belirtmeliyim ki ‘Hakaret’ yok!
Böylece güzel bir kitabı bitirdik. Çerez niyetine okunabilir bir eser. Zaman geçirmek adına yolda falan oldukça iyi gidiyor ve sıkmıyor.
Ayrıca mesaj atanlar olmuş ama acilen çıkmam gerektiğinden ilgilenemedim. Akşama ilgilenip ona göre mutlaka geri dönüş yapacağım. Özürlerimi sunuyorum, lütfen kabul ediniz. İyi akşamlar efendim..
214 syf.
Kitap sahabeler, islam alimleri, ulama tarafından olaylara akıl ile yaklaşımı, keskin zekayı gösterir örnekler ile dolu. Orta derecede bir kitap. Özellikle kıssalardan oluşuyor. İnsanlığın her kesiminden zekâ örneklerini, Doğu'nun kadim geleneği olan kıssa metoduyla anlatıyor.
%15 (30/214)
·Beğendi·10/10
İbni Ömer in rivayet i göre peygamber s.a.v aklının sağlamlığını bilmeden kişinin Müslümanlığına hayran olmayınız buyurmuştur zekiler kitabı da geçiyor
192 syf.
·Beğendi·8/10
Eserin birincil önemi Selçuklular döneminde yaşamış, aynı zamanda Abbasi Halifesine vezirlik yapmış bir yazar olan Cevzi tarafından yazılmış çok hacimli eserlerinden derlenmiş olmasıdır.
Kitapta Abbasi Halifesi ile Selçuklu Sultanları Tuğrul ve Alparslan arasında geçen hadiseler ve o dönem gün gün, yıl yıl incelenmektedir.
Tabi, Selçuklu Sultanlarının halifeden adeta rüşvetle makam mevki, almaları, bu rüşvetin içine Selçuklu İmparatoru Tuğrul Bey’in yeğeni Aslan Hatun ile Abbasi Halifesi Amîdülmük'ün kızı Seyyide Hatun’un da dâhil edilmesi, son derece üzüntü verici.
Halife’nin zoraki kabul ettiği ve Selçuklu Devletinin bütün gücü kullanılıp, her yol mubah addedilerek gerçekleşen bu evlilik, “altı ay yirmi üç gün” sürdükten sonra 1063’te Tuğrul Bey’in 70 yaşında ölümüyle sonuçlanmıştır.
Aslında bu evliğin şekilden ibaret olduğu, Tuğrul Bey ile Seyyide Hatun’un gerdeğe hiç girmedikleri de rivayet edilir. Abbasi Halifesi Amîdülmük’ün Tuğrul Bey’in yeğeni Aslan Hatun’a evlilikleri boyunca hiç yaklaşmadığı ise, bizzat Aslan Hatun'un beyanı ile sabittir.
Saltanat uğruna bu gencecik kızların dedeleri yaşında, ölümü bekleyen, hasta insanlarla, onların fikrine hiç bakılmadan, kâğıt üzerinde de olsa evlendirilmesi ahlaki midir, değil midir? Okuyucu takdir edecektir.
“Halifelik+Şeriat+padişahlık / krallık” gelirse, tekrar refaha kavuşacağımızı, dünyaya meydan okuyabileceğimizi düşünenlerin bu kitabı okumalarını özellikle tavsiye ederim.
Zira halkı açlıktan kırılıp, binlercesi kefensiz defnedilirken, o pek saygı duyduğumuz ecdadımız Selçuklu Sultanları ve Halifelerin nelerle uğraştığını, Abbasi Halifesinin veziri olan Cevzî’nin kaleminden öğrenmenin faydalı çok olacağı kanaatindeyim.
Ayrıca eser, Selçuklu, Abbasi ve İslam tarihine de birinci elden ışık tutması bakımından ayrıca çok değerlidir.
214 syf.
·6/10
Kitap kimisi bir paragraf kimisi bir sayfa süren çok çok kısa hikayelerden oluşuyor. Bu hikayelerin kimisi zeka, kimisi uyanıklık, kimisi üçkağıtçılık, kimisi de açıkça hile içeriyor. Yani hepsine zeka ürünü demek de doğru olmaz.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbnü'l-Cevzi
Tam adı:
Ebu'l-Ferec İbnü'l Cevzî Ebu Abdurrahman bin Ebi'l Hasan
Unvan:
Arap Din, Tarih, Tıp Bilgini, Yazar
Doğum:
Bağdat, Irak, 1116
Ölüm:
Bağdat, Irak, 15 Haziran 1201
İbnü'l Cevzî (1116 - 1201), 12. yüzyılda yaşamış Arap din, tarih ve tıp bilgini.

Tam ismi 'Ebu'l-Ferec İbnü'l Cevzî Ebu Abdurrahman bin Ebi'l Hasan' olan İbnü'l Cevzî, 1116 yılında doğmuştur. Doğum tarihi üzerinde bazı ihtilaflar olmuştur, bazı alimler doğum tarihinin 1116 değil, 1114 olduğunu söylerler. Daha çok küçük yaşlarda dönemin büyük alimlerinin yanına girmiş, onların himayesinde yetişmiştir. Özellikle hadis ve tefsir alanında birçok çalışmaya imza atmıştır. Her ne kadar en çok hadis ve tefsir alanında kaleme aldığı eserlerle adı duyulsa da, özellikle tarih üzerine birçok önemli eseri vardır. Bunların dışında dil üzerine de bazı çalışmaları olmuştur. 1201 yılında vefat etmiştir. El-Muntazım fi tarihil-mûluk vel-ümem adlı 10 ciltlik eseri vardır. Çok fazla okumaya düşkünlüğüyle bilinir ölmeden kısa süre önce hala öğrenmeye doymadığını söylemektedir. 'İKRA' ile başlayan dinimizde islam ile okumanın nasıl yakın olduğunu göstermiştir. çok fazla okumasıyla eşit şekilde yazmıştır çoğu eseri günümüze ulaşmamıştır. Ölmeden önce ev hapsine mahkûm edilmiştir, 5 yıl orada kalmış ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamış hapsi bittikten bir hafta sonra vefat etmiştir. Üçü erkek sekiz çocuğu olduğu söylenmektedir iyi bir aile babasıdır çok fazla maddi sıkıntı çekmemesi kitaplara düşkünlüğü ve kütüphanesini geliştirmekte ki avantajlarından olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 32 okur beğendi.
  • 118 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 108 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.