İnsanların dünyasının kenarına ilişmiş, koyu kahve kabanının içinde, göz alıcı ama başarısız bir tablo gibi oturuyordu. Çoktan kapanmış bir çağa, artık özlenmeyen zamanlara aitmiş gibi. Kırgın, ayrı, yoğun, donuk bakışları, sanki görme yetisini yitirmiş, çok daha keskin, çok daha karanlık bir yetiye kavuşmuştu.