Görüyorsunuz ya, Anneydi bu kadınlar, ama bizim anladığımız gibi umutsuz ve istemsiz bir doğurganlıkla ülkelerini doldurup taşırmaya zorlanan, toprak üstüne toprak dolduran, sonra da çocuklarının acı çekmesini, çektirmesini, birbirleriyle savaşıp ölmesini izlemek zorunda kalan annelerden değillerdi.
Bizim hala insanları gömdüğümüzü duyunca çok şaşırmış, sebebini sormuşlardı, verdiğimiz hiçbir cevabı da beğenmediler. Bedenin yeniden doğumuna inandığımızı söylediğimizde Tanrınız bir insanı yeniden yaratırken çürümüş bedeni yerine küllerini kullanınca zorlanıyor muymuş diye sordular. İnsanların, sevdikleri kişilerin yakılmasını itici bulduğunu belirttiğimizde ise sevdiklerinin çürümesi itici gelmiyor mu diye bir soruyla karşılık verdiler. Rahatsız edici derecede mantıklı kadınlardı anlayacağınız.