"Simyaci" uzun zamandır okumak istedigim bir kitapti. En sonunda okudum. Kitap cok akıcıydı. Kitabın konusuna gelince Ispanya ( Endülüste ) çoban olan Santiago'nun iki defa üst üstte ayni düşü görmesiyle Ispanyadan, Misir piramitlerine hazine aramaya cıkma düsüncesiyle başlıyor. Santiago'nun anne babası onun din adami olmalarini istemislerdi ama Santiago kücüklüğünden itibaren dünyayi tanimayi hayal etmisti. Babasi bunun üzerine ona "Bizim burada, yalnizca çobanlar baska yerleri gorebilir. Git, kendine bir sürü al ve en iyisini bizim şatomuz, en güzel kadinlarin da bizim kadinlarimiz olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş" der. Neyse Santiago gördüğü düş sebebiyle o güne kadar öğrendigi her şeye borçlu oldugu koyunlarindan vazgecmek zorunda kalarak ta ucu misir primitlerine varan yolculugu baslar. Bir hazine peşine düşer aslinda peşine düştüğü yüreğinin sesidir. " Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadir "