Tabiatımda açılan yara, yaralayıp durmaktadır çevremdeki tabiatı! Hiç hesapta yokken gittiğim o eski yerde, ben ve tabiat, ressamların renklerine teşne olmayan bir gaflet ânının iki dilsiz sırdaşına benziyoruz. Ne bir soru var aramızda ne bir cevap; anlam da yok anlamsızlık da.
Kimi vakitler, ruhumda hissettiklerim dünyaya çıkacak bir kelime bulamaz. Böyle zamanlarda hayat, dört bir tarafıma asılmış donuk bir resim gibi durur.
Yeni bir umut peri masalı misali bir diğerini izleyip miller boyunca peş peşe dizilerek bugüne kadar olduğu kişi ile bundan böyle olacağı kişi arasında uzanan boşluğa sıralandı.