Sanki duygular karşılıklı olamazmış gibi, karşı cinse arzu duymanın, bunu belli etmenin erdeme ihanet olduğunu düşünmüştü hep. Bir kadına böyle duygularla yaklaşmanın, çıkarcılık olduğunu öğrenmişti büyüklerinden. O yüzden, kadını bu konuda hep kaybeden taraf olarak görmüş, bu yanlış düşünce de cinsel yaşamında derin uçurumların oluşmasına neden olmuştu. Sanki ilişki kurduğu kadınları kandırıp, kendi zevki için onların elindeki en değerli şeyi alacakmış gibi hissetmişti hep. Oysa artık bu tutsaklığından kurtulmaya kararlıydı.
Nerede olduğuma, ne yapmam gerektiğine karar verebilmem için, beni oradan oraya savurmaktan vazgeç! Bir insanın kaderini 'güzel' olarak yazmak bu kadar mı zor? Sen yaşamıma güzellikleri kabaca yerleştir, detaylarını ben yerli yerine koyarım. Ne gülüyorsun Tanrım? Yapamaz mıyım? Ben o kadar aciz miyim?