esra v.

Sabah sabah bir anne baba dramı 🙄
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Etin kokmasını istemiyorsak onu tuzlamamız doğrudur. Ne var ki, tuzun kokması gibi bir kavrama Türkçe konuşan her insan yabancıdır. Eğer bir kişi tuzun koktuğunu dile getiriyorsa elde hiçbir geçici tedbirin kalmadığını ifade etmek istiyordur. Düşünelim: Türkiye’nin tuzunun koktuğu ifade edildikten sonra yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. Geçen bu son elli yılda Türkiye hiçbir köklü tedbirle karşı karşıya gelmedi. Yüzeyde kalan tedbirlerle vakit geçiriyoruz. “Yüzeyde kalan tedbir” ibaresi de yerine oturmuyor. İşin içinde her gün biraz daha derine uzanan bir yanlışlık var. Yanlışlık Türk hâkimiyeti altındaymış gibi görünen topraklarda Dünya Sistemi’ne intibakın hızlanmasıdır. Büyük şehirler gökdelenlerden geçilmiyor. Trenlerin değil, otomobillerin geçmesi için tüneller açılıyor. Uyuşturucu ticareti ve ustalıklı veya ustalıksız her türlü dolandırıcılık almış başını gidiyor. İş kazaları ve tabiî afetlerin önünün alınamayışı da acınacak durumun vahametini artırıyor. Bütün bunlar niçin? Bütün bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yabancı tehdit karşısında çaresiz kalması ve teklif edilen her türlü çözümü kabullenmesi için. İsmet Özel istiklalmarsidernegi.org.tr
Dışarıdan overlok makinesi ayağınıza geldi diye ses geliyor Ahsen amin amin diyor:) Amin değil anneciğim dedikçe amin diyor neyseki beş dakikaya ezan okundu da kafa karışıklığı son buldu diye umuyorum.
Arkadaşlar Ahsen Olgun'un güneş gözlüğünü kırmış ve şuan rendenin içine koymaya çalışıyor rende, kırık güneş gözlüğü ve mendili ile oyun kurmuş oynuyor:) onun kutusunu eline kim verdi ben verdim kim suçlu ben suçluyum neyse Olgun'un bunlardan haberi yok ben ona bir kahve götüreyim, bakarız sonrasına:)
7. sınıfların din sınavındayım soruları ben hazırladım oradan buradan almadan kendi sorularımı yazdım bu çocuklar internet çocuğu direkt soruları bulabiliyorlar neyse sınav biraz zor oldu çünkü çocuklar basite aldıkça ben daha çok ciddiye aldım. Almak da zorundaydım. Yaptığımız işi bizler küçümsedikçe her şeyin ucu kaçıyor kaçtıkça toplayamıyoruz. Maalesef...