“Bazen cidden o kadar derin düşünüyordum ki, kelimeler bambaşka bir boyuta geçiyordu. Kelimelerimin karıştığı hislerim,tıpkı içinde zifir rengi mürekkep taşıyan balonlar gibi patlıyor ve beni siyahın kendine has karanlığına boyuyordu.”
“Görüntümün aksine içim,görüntümle zıtlaşan bir çok ayrıntı tarafından kuşatılmıştı. Bunun başını dışa yansıttığım sessizliğim çekiyordu. İçeride hiç de sessiz sayılmazdım. Aksine içim öyle gürültülüydü ki, bazen içimden kaçmak istediğim zamanlar oluyordu.”
“Zamana tırnaklarını geçiren anılar yakasını bırakmıyordu.
Siyahtı.
O kadar siyahtı ki, yakınına gelip,onun hayatının içinde nefes alanın,oksijen yerine katran soluyacağını biliyordu. Belki de sırf bu yüzden sonuna dek kapattığı karanlık kapının ardından, insanların onu görebildiği kadar tanımasına izin veriyordu.”
Sayfa 13 - Dokuz Yayınları,Asi Çakıltaşı·Kitabı okudu
“Yaralar zamanla kabuk bağlar,kabuğu döker ve yok olurdu ama her rüzgar estiğinde, o yaranın altındaki sızı kendini hatırlatmak istiyormuşçasına dişlerdi etini.”