E.

E.
@efearda_un
Yokluğun her dakika ölüm demek, gitme kal Hasretim daha yüz yıl dinmeyecek, gitme kal Yetişir senden uzak yıllardır kahrolduğum Ayrılma hiç yanımdan, mahşere dek, gitme kal
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hani bir sevgilin vardı Yedi sekiz sene önce, Dün yolda rastladım Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan burdan. Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız bir de oğlan, Seni sordu. Hiç değişmedi, dedim. Bildiğin gibi.. Anlıyordu. Mesutmuş, kocasını seviyormuş. Kendilerininmiş evleri... Bir suçlu gibi ezik, Sana selam söyledi.
Desem ki... İnan bana sevgilim inan Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi fark edemezsen Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme müsterih ol Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum
Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden. Niye bu katılık, bu güvensizlik, bu nefret? Derisini değiştirmeyen yılan, kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkumdur. Sadece bir aptal sürekli taşlara ya da insanlara takılır. Bazı sırlar vardır, yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır, dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır, kendimize bile açıklanmayacak. Neyse... Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır. Beni anlamıyorlar. Ben, bu kulaklara göre ağız değilim. Karşılığında bana yoldaşlık sunmayan kişilerin, yalnızlığımı çalmasından nefret ederim.
6 Haziran 1973 Pırıl pırıl bir yaz günüydü Aydınlıktı, güzeldi dünya Bir adam düştü o gün Galata Kulesinden Kendini bir anda bıraktı boşluğa Ömrünün baharında Bütün umutlarıyla birlikte Paramparça oldu Bu adam benim oğlumdu... Gencecikti Vedat Işıl ışıldı gözleri içi Bütün insanlar için sevgiyle doluydu Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa Kendini bir anda bıraktı boşluğa Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün Zaman durdu Bir adam düştü Galata Kulesinden Bu adam benim oğlumdu "Açarken ufkunda güller alevden Çıktı, her günkü gibi gülerek evden Kimseye belli etmedi içindeki yangını Yürüdü, kendinden emin Sonsuzluğa doğru Galata Kulesinde bekliyordu ecel Bir fincan kahve, bir kadeh konyak Ölüm yolcusunun son arzusu buydu Bir adam düştü Galata Kulesi'nden Bu adam benim oğlumdu