Beraber olmayı beceremedik,
Büyümeyi beceremedik,
Ayrılmayı beceremedik,
Hele vedaları hiç beceremedik
Bir şekilde uzaklaştık birbirimizden
İki yabancı oluverdik.
Biz en güzel
Tanışmamış gibi yapabilmeyi
Becerebildik.
Bunca yıkılmış dağlar üstüne
Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin
Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
Konarak pervazlarına gülüşlerinin
Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde dayanmıştım
Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime ta ki sevgilim
Kızaran bir gök bulutu ölümü
Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
Kalbimin haritasına Artık ilgilenmiyorum seninle
Demiştin barut kokan kelimelerle
Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
Ben ancak bir tarih kitabı kadar
ilgileniyorum seninle...
Bazen bir demet gül alırım elime
Bazen ıhlamur çiçeği
Her şeyin doğrusu ve gerçeği
Kokladığım sensin.
Cebimde mektubun olmayabilir
Ne çıkar fotoğrafın yoksa masamda
Öğrenmek istersen eğer
Gel, sevda iklimime gir
Açılmamış gönül kasamda.
Sakladığım sensin.