O zaman anlıyormuşum ki bir başka zaman, başka bir mekan mutlaka varmış. Hakikat.Varmış. Ve varsaymış o bulutların arkasındaymış. Görünürdeki varlığım bu kadarsa varlık içinde varlık varmış. Gerisi bir rüyaymış. Rüyasını unutsa da tabiri hatırında kalanlardanmışım. Ben hâlâ o yolcuymuşum. Aynı yerdeymişim yani. Varın içinde yokmuşum. Bir varmış bir yokmuşum...
Çocuğun zamanı yok. Her daim cennette duruşu bu zamansızlıktandır. Sadece yaşadığı ân'ın içindedir o. Dünsüz ve yarınsız. Masumiyeti, ân'ı yaşayışından kaynaklanır. Masumiyetin yitimi bu yüzden o denli acıdır...