"Kendi yolunda tıkır tıkır yürüyen bir dünya istemiyordu artık; rayından çıkan her şey; yıkıcı sanat, bozguncu ayaklanmalar, sınırları zorlayan keşifler, delice hevesler, tuhaflıklar deyim yerindeyse onu kendinden geçiriyordu, hem de delilik derecesinde."
"Sonra beni kollarına alıp ayaklarımı yerden kesmiş, uzun uzun göğsüne bastırmıştı. Gözlerimi kapayıp sıcacık kokusunu içime çekmiştim. Bir daha beni hiç yere indirmeseydi keşke..."