"Ona karşı duyduğum gönül borcumun, birlikte geçirdiğimiz birçok tatlı dakikaların sonucu olarak, şimdi onun yüzünü görmek en çok hoşlandığım bir şey oluvermişti."
"Neyse, ömrümün baharı geçti, ama elimde şu Fransız çiçeği kaldı yadigâr. Kimi zaman içimden onu koparıp atmak da gelmiyor değil; çünkü artık ona can veren kökün ancak altın tozuyla gübrelenebilecek, değersiz bir kök olduğunu anladım. Bu kökten doğan goncayı da tam olarak sevemiyorum bu yüzden..."