Söylediklerinin ve daha acısı söyleyebileceklerimin bile benden onlarca yıl önce yüzlerce kez daha güzel söylenmiş olduğunu bilerek yazmak, en iyi ihtimalle kötü bir taklitçi ya da boşu boşuna bir sürü kağıdı heba etmiş biri olacağımı bilerek yazmak, kalemi insanın elinde taş edecek kadar kötü bir yazgıydı.
Bir parça alaya alıp değersizleştirmeden hayata katlanabilmem mümkün değildi.
Yenilgilerden bana kalan, yüksekteki her şeyi de içinde çürüdüğüm aynı çamura çekme eğilimiydi.