Gurur ve kibir farklı şeyler, ama sık sık aynı anlamda kullanılıyorlar. İnsan kibirli olmadan gururlu olabilir. Gurur daha çok kendimizle ilgili görüşümüze bağlıdır, kibir ise bizim hakkımızda başkalarına ne düşündürtmek istediğimize.
"Evlilikte mutluluk tam bir piyangodur. İki taraf birbirlerinin huylarını ne denli yakından bilirlerse bilsinler, zevkleri birbirlerine ne denli uygun olursa olsun, bu onların mutlu olma şanslarına hiçbir şey katmaz. Nasılsa sonradan kişilikleri yüzde yüz olarak gelişmeye başlayacağı için paylarına düşen hır gürden kaçınamayacaklardır. Bu yüzden ömrünü birlikte geçireceğin insanın kusurlarını ne kadar az bilirsen o kadar iyi!"
Ama ne coğrafya bilgisi, ne de iç huzuru öyle kolay elde edilecek şeylerdir ve Emma artık ikisinin de zamanı gelince kendiliğinden ortaya çıkacaklarına inanacak ruh hali içindeydi.
Bay Bennet hazırcevaplığın, alaycılığın, ihtiyatlılığın ve özdisiplinin o kadar tuhaf bir karışımıydı ki, karısı yirmi üç yıldır onun karakterini tanıyamamıştı. Karısının zihnini tanımaksa daha kolaydı. Aklı kıt, bilgisiz ve sağı solu belli olmayan biriydi. Hoşnutsuzken kendini sinirli sanırdı. Sinirliykense -ki o tuhaf salgının patlak verdiği gençlik yıllarından beri neredeyse sürekli sinirliydi- başkalarının önemsiz bularak bir kenara attığı geleneklere tutunurdu. Bay Bennet'in işi gücü kızlarını hayatta tutmaktı. Bayan Bennet'in işi gücüyse onları evlendirmekti.