"Annem ve babama hayatın tuhaf bir hediye olduğunu anlatmaya çalıştım. Başlangıçta bu hediye fazla abartılır: Sonsuz yaşama sahip olduğu sanılır. Sonra verilen değer azımsanır, küçümsenir, herkes ona berbat der, kısa bulur, ondan kurtulmaya hazır gibidir. Sonradan anlaşılır ki hayat bir hediye değil emanettir. Ödünç verilmiştir. O zaman herkes onu hak etmeye, ona layık olmaya çalışır."
-En ilginç sorular soru olarak kalır. Bir gizem taşırlar. Her cevaba bie "belki" eklemek gerekir. Hayatta sadece faydasız soruların kesin cevapları vardır.
-Yani "hayatın" çözümü yoktur mu demek istiyorsunuz?
-"Hayatın" pek çok çözümü vardır, yani tek bir çözümü yoktur demek istiyorum.
-Bence Rose Anne, hayatın yaşamaktan başka çözümü yoktur.
-Onlar senden korkmuyorlar Oscar, hastalıktan korkuyorlar.
-Hastalığım benim bir parçam. Hasta olduğum için farklı davranmaları gerekmez. Yani sadece sağlıklı bir Oscar'ı mı sevebiliyorlar?