“Ne zaman gözümü açsam iki ihtiyarın hanayın üst katında, cümbezin koca dalının altında hiç konuşmadan dertleştiğini gördüm.
Kadın en çok suskunluğunu bölüşür, derdi Nenanne’m. Rumca susmuş, Türkçe bölüşmüş, kadınca konuşmuştu iki ihtiyar.”
“Yolu tarif edebilmenin mümkün olduğunu sanırız. Sokaklara, köylere, şehirlere verdiğimiz isimlerden öte değildir tarifimiz. Yol tarifsizdir. Yolcunun yüreğindeki çentiklerdir.”