• ALBERT EİNSTEİN

    "Dahiliğin mutlak bir sınırı vardır , aptallığın asla. "
  • ALBERT EİNSTEİN


    İki şey sonsuzdur ;
    İnsanoğlunun aptallığı ve evren.
    Fakat ikincisinden emin değilim.
  • ALBERT EİNSTEİN
    Merakınızın peşinden gidin :
    "Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım."
  • 256 syf.
    ·Beğendi·10/10
    ÖTEKİLER /EMRE TİMUR
    KİTAP SAYISI: 248
    Kitap Açıklaması
    Nietzsche şunu der:
    "Kolay mı yaşamak istiyorsun? Sürüde kal ve sürü sevgisi uğruna kendini unut!”
    Kendini hatırlayanlar, kovulur plastik dekor dünyasından. İstenmez koğuşta, uyanmışlar. Sürüyü terk eden “öteki” olur ve kendini inşa etme ödeviyle başbaşa kalır.
    Ve diğer “öteki”lerle…
    Palyaçonun Listesi, Şizofren, Tereddüt gibi vâroluşçu eserlerin yazarı Emre Timur’dan, kendisi olmak için savaş verenlerin romanı...

    (Tanıtım Bülteninden)


    KİTAP YORUMUM: Kişisel gelişim Seminerleri veren ve kitapları yok satan ünlü yazar Adem bey yine inandığı şeyleri anlatmaya başarıyı anlatmaya sahneye gelir. İşte o hayatının dönüm noktası olur ve büyük bir felç geçirerek hayatına artık tekerlekli sandalyede devam eden ve ölümü emekli maaşı ile bekleyen bir kişidir. Bütün maskeli yüzlerin gerçeklerini her şeyini kaybettiğinde anlamaya başlar. Eşi yıllardır kazandığı her şeyi alıp boşanmıştır. Sistem ne varsa yoksa hepsini eşine vermiştir. Aslında mutluluk oyunu oynadığı hayatını sorgulama devresine girer.
    Kendisi gibi dibe batmış hayatları olan Memduh bey ve Matmazel ile intihardan vazgeçerek ötekileri de toplayarak hayatına bambaşka yön vermeye çalışırlar. Artık amacı ne para ne kariyerdir. Sadece amacı artık gerçekten gerçek yaşamın özünü insanlara hiç bir beklentileri olmadan anlatmaktır.
    Herkesin hayatı bir şekilde olumluya gider ama bu sefer gerçeklerin üzerini kapatmadan kabulleniş ile birlikte ölümün gerçekliği soğuk nefesi ile birlikte gözlerini bambaşka dünyaya açarlar.
    Adem bey için ölüm kabulleniş pekte sanıldığı gibi kolay olmayacaktır. Onun artık tek amacı vardır. Ne kadar vakti varsa kızına geç kalmamak ve gerçekten insanlara yararlı olabilmek.
    Matmazeli son sevdim. Hiç ummadığımız yerlerde de bataklıkta çiçekler açabilir. Adem beye koşulsuz sevgisi ile bakımını yapması onun ne kadar insan olduğunu gösteriyor. Hatta üvey annesini bile affetmesi yine affetmenin önemini bize gösteriyor. Adem beyin ısrarla kitap okumaya çalışması ise kitap okumanın önemini çok güzel anlatmış bizlere. Memduh bey ise varoluşun gerçek amacını çözmüş gerçek sevginin özünü kavramıştır ama istediği hedefe ulaşabilecek mi? Orası biraz karanlık.
    Kitaptan öğrendiğim bir çok dersin yanında en önemli ders ise, hayat bizden ibaret değil. Ötekiler diye bizim görmek istemediğimiz yaşamlar var birde. Bunların hepsinin yaşamın dibine çökme biçimi farklı olmasına rağmen bir araya gelebilmeleri, yardımlaşabilmeleri, koşulsuzluğun önemini anlatıyor bize. Koşulsuz sevgi en dipte olsanız da paranız, eviniz olmasa da hayat bir şekilde güzelleşir.
    Einstein, Dostevsky, Socrates, kafka gibi güzel isimlerden örnekler verilmesi hoş olmuş.
    Ben Psikolojik sorunun dibini gösteren, çözüm gösteren romanları sevdiğim için gerçekten çok keyifle okudum. Adem bey evet sonu istediğimiz gibi bitmemiş olabilir. Ama her insanın ölmeden yapabilecek bir şeyleri vardır tezini doğruladı. Gerçekten böyle bir topluluk olsa belki dünya çok güzelleşmeye başlardı.
    Yazarımızın kalemine sağlık.
    DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
  • "Problemleri, onları sebep olan düşünce yapısıyla asla çözemeyiz."
    -Albert Einstein
  • Teorilerin önemli bir özelliği de ölçek/kapsam etmeni olarak tanımlayabileceğim bir özelliktir. Örneğin Newton'un kuramı ışık hızından çok yavaş hızlarda hareket eden, yani genelde günlük yaşantımızda gördüğümüz tüm cisimlerin hareketlerini açıklamak için çok kullanışlıdır. Çünkü Newton cisimlerin hareketlerine yönelik teorisini geliştirirken, sadece büyük ölçekte görülebilen gerçeklerden dayanak almıştır, çok küçük (atomik) veya çok büyük (astronomik) boyutlara teknolojik yetersizliklerden ötürü erişememiş, bu alanlarda gözlem yapamamış, dolayısıyla teorisine bu boyutlardaki gözlemlerini (doğa gerçeklerini) dahil edememiştir. Bu sebeple Kütleçekim Teorisi, bugün genellikle birkaç milimetreden birkaç kilometreye kadar değişen büyüklükte görebildiğimiz cisimler için geçerlidir. Atomik boyutlara inip, astronomik boyutlara çıktığımızda Kütleçekim Teorisi'nin düzgün çalışmadığını görürüz. Benzer şekilde, Newton'un cisimlerin hareketine getirdiği açıklamalar, hep günlük yaşantıda alışık olduğumuz hız aralıkları için geçerlidir. Bir kuşun uçuşu, yürüyüş hızımız, bir makinenin parçalarının çalışma hızları ve benzeri... Ancak bir cismin hızı arttıkça ve ışık hızına yaklaştıkça, Newton'un kuramının kullanılması sonucu yapacağımız hataları artmaya başlar ve sonunda bu teorinin öngördüğü Evren modelindeki hatalar göz ardı edilemeyecek kadar büyürler. Örneğin bir elektronun veya fotonun hareketini analiz ederken veya karadelikleri incelerken Newton Mekaniği'ni güvenli bir şekilde kullanamayız; hatta çoğu zaman hiç kullanamayız. İşte bu noktadan sonra, yani ışık hızına yakın hızlarda veya astronomik cisimlerin birbirleri üzerindeki etkileri söz konusu olduğunda Einstein'ın Görelilik Kuramı veya az sonra değineceğim Kuantum Mekaniği kullanılmak zorunda kalınır. Einstein'ın gözlemleri sayesinde, bu aşırı yüksek hızda hareket eden cisimlerin de hareketlerini açıklayabiliyoruz. Einstein'ın açıklamalarını, günlük yaşantımızdaki cisimler ve hızlar için kullanmaya gerek duymuyoruz, çünkü bir ev veya araba tasarlarken abartılı bir hassaslık değerine ihtiyaç duymayız; Newton'un Kütleçekim Teorisi gayet iyi sonuçlar verir. Yani burada anlaşılması gereken, teorilerin, burada örneklendiği şekillerde, cisimlerin farklı özelliklerine, farklı ölçeklerde ve kapsamlarda yaklaşımlar getirebildikleridir.