Kalp, bütün duygu ve hislerin kendisine aktığı ve yine kendisinden çağladığı bir kaynaktır. Çok çabuk değişip tersyüz olabilmesinden dolayı "kalp"denmiştir. Bir anda ya da göz açıp kapayacak kadar kısa bir zaman içinde, ulvî bir yaşam tarzını bırakarak son derece bayağı bir yaşam tarzına yönelebilir.
Hiçbirimiz hayat okyanusunda; hayatın yorgunluğu, gam ve tasası, sorumlulukları, karşı koyuşları ve insan kalabalıkları içinde kurtuluş gemisine ulaşmak için nasıl da çırpındığımızın farkında değiliz.
Bütün bu yaşadıklarımız, bir tufan, bir ilâhî ceza ve azâp değil midir?!..
Kafa ve gönül gözleri hakikati görmez oldu. Hiçbir kural ve değer tanımaz oldular. Onları kendisine kul ve köle yapan nefsî zevk ve düşkünlüklerinin ardınca sürüklendiler. Böylelikle Allah'ı bırakıp şehvet şeytanına tapınmaya başladılar.
İmana ermiş kalp. Allah'ın hoşnutluğu ve katındaki ebedi nimetlerinin garantisi olan ipine sarılmak suretiyle şeytanın tuzak ve hilelerine aldanmaktan korunmuştur.