Cenab-ı Hak, bir kulunu severse, onu faziletli vakitlerde, faziletli ameller yapmada muvaffak eder. Ama bir kulundan hoşnut olmazsa, onu faziletli vakitlerde kötü işlerin içinde bırakır. Böylece kulun azabı daha acı olur ve Allah’ın gazabı daha şiddetli olur. Çünkü o, vaktin bereketinden mahrum olmuş ve onun hürmetini göz ardı etmiştir.
Sayfa 295 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Sonra seccadesine diz çöküp Rabbine el açtı.
"Ya Rabbi! Sana sığındım. Sen oğlumun yüreğine benden yana merhamet ver. Kötülerin sözüne uydurma. Hizmetçi yapılı gelinimi cehennemin dibine yolla, ama bar kızını da onun yerine getirme. Sen küllü şeylere kadirsin.
İmama yakın olmak güzeldir, fakat bazen uzağında durmak namaz kılanın gönül huzuru için daha emniyetlidir. Mesela, bir kimse imamdan reddedilmesi gereken bir şey dinlemek zorunda kaldığında, veya imamın ipek elbise giymesi, namazın huzurunu bozacak şekilde ağır silahlar kuşanarak namaz kılması gibi uyarılması gereken durumlarda fitne ve afetten endişe ederse, ilk safın uzağında namaz kılması, daha emniyetlidir. Çünkü bu durumda insanlarla karşılaşması az olacak ve onların sıkıntılı hallerine bakmaktan kurtulacaktır. Hiç şüphesiz böyle durumlarda kalb için daha uygun ve himmeti daha fazla toplayıcı olan daha faziletlidir. Nitekim âlimlerden bir cemaat, selameti tercih ederek, namazların son saflarda kılıyorlardı.
Sayfa 288 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor