• 13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan."
    14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren."
    15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden."
  • 1- Allah(C.C.): "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı."
    2- Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden."
    3- Er-Rahîm: "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan."
    4- El-Melik: "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan."
    5- El-Kuddûs: "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan."
    6- Es-Selâm: "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran."
    7- El-Mü'min: "Güven veren, emin kılan, koruyan."
    8- El-Müheymin: "Her şeyi görüp gözeten."
    9- El-Azîz: "İzzet sahibi, her şeye galip olan."
    10- El-Cebbâr: "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran."
    11- El-Mütekebbir: "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan."
    12- El-Hâlık: "Yaratan, yoktan var eden."
    13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan."
    14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren."
    15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden."
    16- El-Kahhâr: "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan."
    17- El-Vehhâb: "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden."
    18- Er-Rezzâk: "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan."
    19- El-Fettâh: "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. "
    20- El-Alîm: "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen."
    21- El-Kâbıd: "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan."
    22- El-Bâsıt: "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten."
    23- El-Hâfıd: "Dereceleri alçaltan"
    24- Er-Râfi: "Şeref verip yükselten."
    25- El-Mu'ız: "Dilediğini aziz eden, izzet veren."
    26- El-Müzil: "Dilediğini zillete düşüren."
    27- Es-Semi: "Her şeyi en iyi işiten."
    28- El-Basîr: "Gizli açık, her şeyi en iyi gören."
    29- El-Hakem: "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden."
    30- El-Adl: "Mutlak adil, çok adaletli."
    31- El-Latîf: "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen."
    32- El-Habîr: "Olmuş olacak her şeyden haberdar."
    33- El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan."
    34- El-Azîm: "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce."
    35- El-Gafûr: "Affı, mağfireti bol."
    36- Eş-Şekûr: "Az amele, çok sevap veren."
    37- El-Aliyy: "Yüceler yücesi, çok yüce."
    38- El-Kebîr: "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük."
    39- El-Hafîz: "Her şeyi koruyucu olan."
    40- El-Mukît: "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden."
    41- El-Hasîb: "Kulların hesabını en iyi gören."
    42- El-Celîl: "Celal ve azamet sahibi olan."
    43- El-Kerîm: "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden."
    44- Er-Rakîb: "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan."
    45- El-Mucîb: "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe Anlamları(EsmaÜl Hüsna )
    46- El-Vâsi: "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'"
    47- El-Hakîm: "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan."
    48- El-Vedûd: "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan."
    49- El-Mecîd: "Her türlü övgüye layık bulunan."
    50- El-Bâis: "Ölüleri dirilten."
    51- Eş-Şehîd: "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan."
    52- El-Hakk: "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran."
    53- El-Vekîl: "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran."
    54- El-Kaviyy: "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz."
    55- El-Metîn: "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü."
    56- El-Veliyy: "İnananların dostu, onları sevip yardım eden."
    57- El-Hamîd: "Her türlü hamd ve senaya layık olan."
    58- El-Muhsî: "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen."
    59- El-Mübdi: "Maddesiz, örneksiz yaratan."
    60- El-Muîd: ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan."
    61- El-Muhyî: "İhya eden, dirilten, can veren."
    62- El-Mümît: "Her canlıya ölümü tattıran."
    63- El-Hayy: "Ezeli ve ebedi hayat sahibi."
    64- El-Kayyûm: 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan."
    65- El-Vâcid: "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan."
    66- El-Macîd: "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan."
    67- El-Vâhid: "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan."
    68- Es-Samed: "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu."
    69- El-Kâdir: "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan."
    70- El-Muktedir: "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi."
    71- El-Mukaddim: "Dilediğini, öne alan, yükselten."
    72- El-Muahhir: "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan."
    73- El-Evvel: "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan."
    74- El-Âhir: "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan."
    75- El-Zâhir: "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. "
    76- El-Bâtın: "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. "
    77- El-Vâlî: "Bütün kainatı idare eden."
    78- El-Müteâlî: "Son derece yüce olan."
    79- El-Berr: "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı."
    80- Et-Tevvâb: "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan."
    81- El-Müntekim: "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan."
    82- El-Afüvv: "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven."
    83- Er-Raûf: "Çok merhametli, pek şefkatli."
    84- Mâlik-ül Mülk: "Mülkün, her varlığın sahibi."
    85- Zül-Celâli vel ikrâm: "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi."
    86- El-Muksit: "Her işi birbirine uygun yapan."
    87- El-Câmi: "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan."
    88- El-Ganiyy: "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan."
    89- El-Mugnî: "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden."
    90- El-Mâni: "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen."
    91- Ed-Dârr: "Elem, zarar verenleri yaratan."
    92- En-Nâfi: "Fayda veren şeyleri yaratan."
    93- En-Nûr: "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren."
    94- El-Hâdî: "Hidayet veren."
    95- El-Bedî: "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan."
    96- El-Bâkî: ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan."
    97- El-Vâris: "Her şeyin asıl sahibi olan."
    98- Er-Reşîd: "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. "
    99- Es-Sabûr: "Ceza vermede acele etmeyen."
  • El-Gaffar c.c
    Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan
    -
  • El-Gaffar c.c.
    Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan
    -
  • Allah,
    er-Rahmân, er-Rahîm,
    el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
    el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
    el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
    el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
    el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
    el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
    eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
    el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
    el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
    el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
    el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
    el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
    el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
    Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
    el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
    en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
    el-Vâris, er-Reşîd,
    es-Sabûr.
  • 1- Allah(C.C.): "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı."
    2- Er-Rahmân: "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden."
    3- Er-Rahîm: "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan."
    4- El-Melik: "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan."
    5- El-Kuddûs: "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan."
    6- Es-Selâm: "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran."
    7- El-Mü'min: "Güven veren, emin kılan, koruyan."
    8- El-Müheymin: "Her şeyi görüp gözeten."
    9- El-Azîz: "İzzet sahibi, her şeye galip olan."
    10- El-Cebbâr: "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran."
    11- El-Mütekebbir: "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan."
    12- El-Hâlık: "Yaratan, yoktan var eden."
    13- El-Bâri: "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan."
    14- El-Musavvir: ''Varlıklara şekil veren."
    15- El-Gaffâr: "Günahları örten ve çok mağfiret eden."
    16- El-Kahhâr: "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan."
    17- El-Vehhâb: "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden."
    18- Er-Rezzâk: "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan."
    19- El-Fettâh: "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. "
    20- El-Alîm: "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen."
    21- El-Kâbıd: "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan."
    22- El-Bâsıt: "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten."
    23- El-Hâfıd: "Dereceleri alçaltan"
    24- Er-Râfi: "Şeref verip yükselten."
    25- El-Mu'ız: "Dilediğini aziz eden, izzet veren."
    26- El-Müzil: "Dilediğini zillete düşüren."
    27- Es-Semi: "Her şeyi en iyi işiten."
    28- El-Basîr: "Gizli açık, her şeyi en iyi gören."
    29- El-Hakem: "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden."
    30- El-Adl: "Mutlak adil, çok adaletli."
    31- El-Latîf: "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen."
    32- El-Habîr: "Olmuş olacak her şeyden haberdar."
    33- El-Halîm: "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan."
    34- El-Azîm: "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce."
    35- El-Gafûr: "Affı, mağfireti bol."
    36- Eş-Şekûr: "Az amele, çok sevap veren."
    37- El-Aliyy: "Yüceler yücesi, çok yüce."
    38- El-Kebîr: "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük."
    39- El-Hafîz: "Her şeyi koruyucu olan."
    40- El-Mukît: "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden."
    41- El-Hasîb: "Kulların hesabını en iyi gören."
    42- El-Celîl: "Celal ve azamet sahibi olan."
    43- El-Kerîm: "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden."
    44- Er-Rakîb: "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan."
    45- El-Mucîb: "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe Anlamları(EsmaÜl Hüsna )
    46- El-Vâsi: "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'"
    47- El-Hakîm: "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan."
    48- El-Vedûd: "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan."
    49- El-Mecîd: "Her türlü övgüye layık bulunan."
    50- El-Bâis: "Ölüleri dirilten."
    51- Eş-Şehîd: "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan."
    52- El-Hakk: "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran."
    53- El-Vekîl: "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran."
    54- El-Kaviyy: "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz."
    55- El-Metîn: "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü."
    56- El-Veliyy: "İnananların dostu, onları sevip yardım eden."
    57- El-Hamîd: "Her türlü hamd ve senaya layık olan."
    58- El-Muhsî: "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen."
    59- El-Mübdi: "Maddesiz, örneksiz yaratan."
    60- El-Muîd: ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan."
    61- El-Muhyî: "İhya eden, dirilten, can veren."
    62- El-Mümît: "Her canlıya ölümü tattıran."
    63- El-Hayy: "Ezeli ve ebedi hayat sahibi."
    64- El-Kayyûm: 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan."
    65- El-Vâcid: "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan."
    66- El-Macîd: "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan."
    67- El-Vâhid: "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan."
    68- Es-Samed: "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu."
    69- El-Kâdir: "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan."
    70- El-Muktedir: "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi."
    71- El-Mukaddim: "Dilediğini, öne alan, yükselten."
    72- El-Muahhir: "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan."
    73- El-Evvel: "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan."
    74- El-Âhir: "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan."
    75- El-Zâhir: "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. "
    76- El-Bâtın: "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. "
    77- El-Vâlî: "Bütün kainatı idare eden."
    78- El-Müteâlî: "Son derece yüce olan."
    79- El-Berr: "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı."
    80- Et-Tevvâb: "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan."
    81- El-Müntekim: "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan."
    82- El-Afüvv: "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven."
    83- Er-Raûf: "Çok merhametli, pek şefkatli."
    84- Mâlik-ül Mülk: "Mülkün, her varlığın sahibi."
    85- Zül-Celâli vel ikrâm: "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi."
    86- El-Muksit: "Her işi birbirine uygun yapan."
    87- El-Câmi: "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan."
    88- El-Ganiyy: "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan."
    89- El-Mugnî: "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden."
    90- El-Mâni: "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen."
    91- Ed-Dârr: "Elem, zarar verenleri yaratan."
    92- En-Nâfi: "Fayda veren şeyleri yaratan."
    93- En-Nûr: "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren."
    94- El-Hâdî: "Hidayet veren."
    95- El-Bedî: "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan."
    96- El-Bâkî: ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan."
    97- El-Vâris: "Her şeyin asıl sahibi olan."
    98- Er-Reşîd: "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. "
    99- Es-Sabûr: "Ceza vermede acele etmeyen."
  • Ayet ve hadislerde Allah’ın isimleri “En güzel isimler” anlamında “(el-esmâü’l-hüsnâ” şeklinde ifade edilmektedir.

    ALLAH’IN İSİMLERİ VE ANLAMLARI
    Kur’ân ayetlerinde Yüce Allah’ın isimleri isim veya isim tamlamaları şeklinde geçmektedir.

    el-A’lâ: (en yüce, en şerefli),

    el-A’lem: (her şeyi en iyi bilen),

    el-Alî: (şanı, şerefi, izzeti ve kudreti yüce olan),

    el-Âlim: (bilen, anlayan, tanıyan),

    el-Alîm: (her şeyi çok iyi bilen),

    el-Âhir: (varlığının sonu olmayan, ölümsüz, ebedî ve bâkî),

    el-Akrab: (bilmesi, görmesi, duyması, haberdâr olması ve yardım etmesi açısından insanlara en yakın olan),

    el-Azîm: (zatı, isim, sıfat ve fiilleri itibariyle pek ulu, büyük, yüce),

    el-Azîz: (üstün, güçlü, kuvvetli, galip, şerefli, değerli, melik),

    el-Bâri: (yaratan, örneği olmadan varlıkları îcat eden),

    el-Basîr: (aydınlık ve karanlıkta küçük ve büyük her şeyi gören),

    el-Bâtın: (mâhiyeti akıl ile idrâk olunamayan, hayal ile tahayyül edilemeyen, her şeyin iç yüzünü, sırlarını bilen),

    el-Berr: (iyilik eden, çok lütufkâr, çok merhametli, çok şefkatli),

    Câ’ılûn: (yaratan, vâr eden, bir varlıktan başka bir varlık yapan),

    el-Cebbâr: (emir ve yasaklarını, hüküm ve kararlarını kullarına yaptırmaya gücü yeten, azgın ve zalimleri kahredici, dertlere derman olan, yaraları sarıp onaran, yaratıklarının hâllerini düzelten),

    el-Ebkâ: (verdiği nimetler sürekli ve hep kalıcı olan),

    el-Ehad: (eşi, benzeri ve ikincisi bulunmayan bir tek, yegâne),

    el-Ekrem: (en çok ikram eden),

    el-Evvel: (öncesi olmayan, yaratılmamış, ezelî ve kadîm tek varlık),

    Fâil(ûn): (yapan, yaratan, vâr eden),

    el-Fettâh: (iyilik kapılarını açan, en âdil hüküm veren)

    el-Ğaffâr: (çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan),

    el-Ğafûr: (çok affeden, çok bağışlayan),

    el-Ğanî: (zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan),

    el-Habîr: (her şeyden haberdar olan, gizli aşikâr her şeyi bilen, haber veren),

    el-Hâdi: (hile yapanları cezalandıran)

    el-Hâdî: (hidayet eden, doğru yolu gösteren),

    el-Hafî: (çok ikram eden, son derece iyilik ve lütuf sahibi, her şeyi bilen, duaları kabul eden)

    Hâfiz(ûn): (koruyup gözeten),

    el-Hafîz: (varlıkları yok olmaktan koruyan),

    el-Hakîm: (hikmet sahibi, her işi, emri ve yasağı yerli yerinde olan),

    el-Hâkim: (hükmeden, karar veren, haklıyı haksızı ayıran),

    el-Hakem: (hüküm veren, son kararı veren),

    el-Hakk: (varlığı, ilâh ve rab oluşu hak olan, eşyayı var eden, hakkı ızhar eden, mülk sahibi, yok olmayan, varlığında şüphe bulunmayan, âdil),

    el-Halîm: (çok sakin, hemen öfkelenmeyen, acele etmeyen, teenni ile hareket eden),

    el-Hallâk: (mükemmel yaratan, devamlı yaratan),

    el-Hasîb: (insanlara yeten, insanların yaptıklarını koruyup hesaba çeken),

    Hâsib(în): (insanları sorgulayan, hesaba çeken),

    el-Hayr: (hayırlı olan, faydalı olan, iyilik eden),

    el-İlâh: (ma’bûd, Tanrı),

    el-Kadîr: (çok güçlü, çok kuvvetli, istediğini istediği gibi eksiksiz, kusursuz ve tam yapabilen),

    el-Kâdir: (güçlü, kuvvetli, her şeye gücü yeten),

    el-Kâfî: (kullarına yardım eden, vekil olan, yol gösteren, yaptıklarını bilen, gören, haberdar olan ve hesaba çeken),

    el-Kahhâr: (yenilmeyen, daima galip gelen),

    el-Kâhir: (galip gelen, zelil eden, güçlü, her şeyi kuşatan, yaratıklarını dilediği gibi yöneten),

    el-Kâim: (varlıkları görüp gözeten, koruyan, yöneten),

    el-Karîb: (af, mağfireti, rahmeti, bilmesi, görmesi ve duyması itibariyle kullarına yakın olan),

    el-Kâşif: (azap, sıkıntı, bela ve dertleri gideren),

    Kâtib(ûn): (insanların yaptıklarını yazan),

    el-Kavî: (kuvvetli, kudretli, her şeye gücü yeten),

    el-Kayyûm: (zatı ile kaim olana, ezelî ve ebedî, her şeyin varlığı kendisine bağlı, uykusu ve uyuklaması olmayan, varlıkları yöneten, koruyan, ihtiyaçlarını üstlenen),

    el-Kebîr: (zatı, isim ve sıfatları, şanı ve şerefi, kadri ve kıymeti, değer ve izzeti pek yüce, ulu ve büyük),

    el-Kerîm: (değerli, şerefli, çok nimet veren, nimet ve ihsanı bol olan ),

    el-Kuddûs: (her türlü çirkinlik, noksanlık ve ayıplardan uzak, tertemiz, bütün kemal sıfatları kendisinde toplayan, güzellik, iyilik ve ihsanlarıyla övülen),

    el-Latîf: (yaratıklara karşı yumuşak, çok merhametli, çok lütufkâr, ihsan sahibi, insanlara hak ettiklerinden fazlasını veren her şeyin detayını, sırlarını en iyi bilen, işleri çok hassas düzenleyen, gözle görülmeyen),

    Mâhid(ûn): (yeryüzünü yaratıkları için elverişli, yarayışlı ve faydalı olarak yaratan),

    el-Mâlik: (bütün varlıkların sahibi),

    el-Mecîd: (çok şerefli, çok itibarlı),

    el-Melik: (bütün varlıkları yöneten, dilediğini yapan, dilediği gibi hükmeden),

    el-Melîk: (çok mülkü olan, her şeyin sahibi ve maliki, onları terbiye edip yetiştiren, mülk ve güç veren),

    el-Metîn: (çok kuvvetli, çok dayanıklı, acizliği, za’fiyeti ve gevşekliği olmayan),

    el-Mevlâ: (dost, yardımcı, görüp gözeten),

    Mu’azzib(în): (suç işleyenleri, zalimleri, günahkârları cezalandıran),

    el-Mu’ızz: (izzet ve şeref, güç ve kuvvet, itibar ve şerefli kılan, aziz yapan),

    el-Muhric: (bir şeyi açığa çıkaran, bir varlıktan başka bir varlık var eden, gizli şeyleri ortaya çıkaran),

    el-Muhît: (ilim ve kudretiyle her şeyi kuşatan, her şeye muttali olan),

    el-Mukît: (her şeye gücü yeten, rızık veren, yapılanları bilen, koruyan, mükâfat veren),

    el-Muktedir: (güçlü, kuvvetli, istediğini istediği gibi yapan),

    el-Musavvir: (yaratıklara şekil ve özellik veren),

    Mûsi(’ûn): (gökleri genişleten),

    el-Mübîn: (varlığı aşikâr olan, hakkı ızhar eden, gerçeği beyan eden),

    Mübrim(ûn): (hile ile kötülük yapmaya karar verenleri bilen, onların bu kötülüklerini boşa çıkran, onları kesin olarak cezalandıran),

    Mübtelî(n): (deneyen, imtihan eden, gizli olanları açığa çıkaran),

    el-Mücîb: (duaları, istekleri, dilekleri kabul eden, ihtiyaçları karşılayan, sıkıntıları gideren),

    el-Müheymin: (insanların bütün yaptıklarını bilen, koruyan, görüp gözeten),

    el-Mühlik: (isyan eden, azan, günaha dalan ve zulmeden fert ve toplumları helâk eden),

    el-Mü’min: (yaratıklarına güven veren),

    el-Müneccî: (sıkıntı, bela ve azaptan kurtaran),

    el-Münezzil: (nimet veren, su, sekînet, melek, kitap ve Peygamber indiren),

    el-Münîr: (ışık veren, aydınlatan),

    Münşi’(ûn): (îcat eden, inşa eden, yapan, örneksiz olarak yaratan),

    Müntekım(ûn): (suçluları cezalandıran),

    Münzil(în): (melek, kitap, su ve sekînet indiren, nimet veren),

    Münzir(în): (kullarına fayda ve zarar veren şeyleri bildiren; inkâr ve isyan edenlerin âkibetinin kötü olduğunu haber vererek onları bu davranışlardan sakındıran ve azabı ile korkutan),

    Mürsil(în): (vahiy, peygamber, bol yağmur, aşılayıcı rüzgâr, koruyucu melek, âsiler için yıldırımlar ve âfetler gönderen),

    el-Müste’ân: (kendisinden yardım istenen, kendisine sığınılan),

    Müstemi(ûn): (sesleri işiten, duyan),

    el-Müte’âl: (aşkın, pek yüce, ulu, eksik ve noksanlıklardan berî olan),

    el-Mütekebbir: (ihtiyaç ve noksanlığı gerektiren her şeyden münezzeh, pek yüce ve ulu),

    el-Müteveffî: (yaratıkların canlarını alan),

    en-Nâsır: (yardım eden),

    en-Nesîr: (çok yardım eden, sürekli yardım eden),

    er-Râfi: (peygamber ve mü’minlerin itibar, şan ve şereflerini artıran, göğü yükselten),

    er-Rahîm: (çok merhametli),

    er-Rahmân: (çok merhametli),

    er-Rakîb: (insanların hâllerini, sözlerini, yaptıklarını ve davranışlarını bilen, haberdar olan, murakabe edip koruyan),

    er-Raûf: (çok merhametli, çok şefkatli, çok acıyan),

    er-Rezzâk: (bol nimet, maddî ve manevî rızık veren),

    Sâdık(ûn): (söz, iş, va’d ve va’îdinde doğru olan, her sözünü ve va’dini yerine getiren),

    es-Samed: (her şeyin kendisine muhtaç olduğu, yöneldiği, her dilek ve isteğin mercii; hiç eksiği, kusuru ve ihtiyacı olmayan ulu, şanlı, dosdoğru, âdil ve güvenilir olan),

    es-Selâm: (eksiklik, acizlik, hastalık, ölüm ve benzeri şeylerden salim olan kullarına güven ve selamet veren),

    es-Semî: (her sözü, bütün konuşulanları en iyi işiten, duyan)

    Şâhid(în): (bilen, muttali olan, her şeye tanık olan),

    eş-Şâkir: (verdiği nimetlere şükreden ve çalışan kimseyi ödüllendiren),

    eş-Şefî: (mü’minlerin yâr ve yardımcısı, azap ve sıkıntılardan koruyucusu olan),

    eş-Şehîd: (her şeye muttali olan, gören, bilen, haberdâr olan, her yerde hazır nazır olan, hiçbir şey kendisinden gizlenemeyen, bütün sırlara vakıf olan, her şeyi murakabe eden),

    eş-Şekûr: (ibadet eden kullarının mükâfatlarını bolca veren, az çok her itaati ödüllendiren),

    eş-Şey: (var olan, mevcut),

    et-Tevvâb: (sürekli tövbeleri kabul eden),

    el-Vâhid: (zatında, isim ve sıfatlarında eşi ve benzeri bulunmayan, tek olan),

    el-Vâlî: (koruyup gözeten, yardım eden, işleri deruhte eden),

    el-Vâris: (bütün varlıkların sahibi, bâkî ve ebedî olan, her şey kendisine dönen),

    el-Vâsi: (güçlü, kuvvetli, ilim ve merhameti her şeyi kuşatan, bütün yaratıklara rızık veren, nimet ve ihsanı bol olan),

    el-Vedûd: (mü’minleri çok seven, kulları tarafından çok sevilen),

    el-Vehhâb: (karşılıksız çok nimet veren, ikram ve ihsanda devamlı olan, lütfu, ihsanı ve rahmeti bütün kulları kuşatan),

    el-Vekîl: (güvenilen, koruyan, yardım eden, görüp gözeten, her şeyin maliki ve yöneticisi olan),

    el-Velî: (dost, seven, görüp gözeten, yardım eden),

    ez-Zâhir: (varlığı her şeyden aşikâr olan, her şeye galip gelen, her şeyden yüce olan),

    Zâri’(ûn): (ekinleri, bitkileri yetiştiren, büyüten),

    Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû: (Kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah) (Toplam: 119)

    İSİM TAMLAMALARI
    Adüvvün li’l-kâfirîn: (kâfirlerin düşmanı)

    Âhizün bi nâsiyetihi: (suçluları cezalandıran)

    Ahkemü’l-hâkimîn: (hüküm verenlerin en adili)

    Ahsenü’l-hâlikîn: (yaratanların, takdir ve tasvir edenlerin en iyisi)

    Âlimü’l-ğaybi: (gaybı bilen)

    Allâmü’l-ğuyûb: (görünmeyenleri çok iyi bilen)

    Bâliğu emrihi: (emri, hükmü hedefine ulaşan, kararını infaz eden)

    Bedî’u’s-semâvâti ve’l-ard: (gökleri ve yeri örneği olmadan yaratan)

    Berîü’n mine’l-müşrikîn: (müşriklerden berî, uzak olan)

    Câmi’u’n-nâs: (kıyamette insanları bir araya toplayan, cem eden)

    Ehlü’l-mağfire: (mağfiret ehli, affedici )

    Ehlü’t-takvâ: (azabından korkup sakınmaya, korunmaya lâyık olan)

    Erhamü’r-râhımîn: (merhamet edenlerin en merhametlisi )

    Esdaku hadisen: (en doğru sözlü)

    Esdeku kîlen: (en doğru sözlü)

    Esra’u ferahan: (kullarının tövbesine çok sevinen)

    Esra’u mekren: (hile ve tuzak kuranları en süratli bir şekilde cezalandıran)

    Esra’u’l-hâsibîn: (hesap soranların, hesap görenlerin en süratlisi)

    Eşeddü be’sen: (çok şiddetli cezalandıran)

    Eşeddü ferahan: (kulunun tövbesine çok sevinen)

    Eşeddü kuvveten: (çok kuvvetli, çok güçlü)

    Eşeddü tenkîlen: (çok şiddetli cezalandıran)

    Fa’âlü’n-limâ yürîd: (dilediğini yapan)

    Fâliku’l-abbi ve’n-nevâ: (çekirdek ve taneleri çatlatan, yarıp açan )

    Fâliku’l-ısbâh: (karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran)

    Fâtıru’s-semâvâti ve’l-ard: (yeri ve gökleri yaratan)

    Gâlib’ün ‘alâ emrihî: (emirinde işinde ve hükmünde galip olan)

    Ğâfirü’z-zenbi: (günahları bağışlayan)

    Hâliku külli şey’in: (her şeyin yaratıcısı)

    Hayru’l-fâsılîn: (hükmedenlerin, haklı ile haksızı ayırt edenlerin en hayırlısı)

    Hayru’l-fâtihîn: (hükmedenlerin, nimet verenlerin, hayır kapılarını açanların en hayırlısı)

    Hayru’l-ğâfirîn: (bağışlayanların en hayırlısı)

    Hayru’l-hâkimîn: (hüküm ve karar verenlerin en hayırlısı )

    Hayru’l-mâkirîn: (hile ile kötülük yapanları bilemeyecekleri, anlayamayacakları cihetlerden daha şiddetli cezalandıran)

    Hayru’l-münzilîn: (nimet verenlerin, ikram edenlerin en hayırlısı)

    Hayru’l-vârisîn: (varislerin en hayırlısı)

    Hayru’n-nâsırîn: (yardım edenlerin en hayırlısı)

    Hayru’r-râhımîn: (merhamet edenlerin en hayırlısı)

    Hayru’r-râzkîn: (rızık, nimet verenlerin en hayırlısı)

    Hayrun hâfizan: (en iyi koruyup gözeten)

    İlâhü’n-nâs: (insanların ilâhı)

    Kâbilü’t-tevb: (tövbeleri kabul eden)

    Kâşifü’l-azâb: (azabı, sıkıntıyı, derdi kaldıran)

    Mâlikü yevmiddîn: (hesap gününün maliki, sahibi)

    Mâlikü’l-mülk: (bütün mülkün sahibi)

    Meliki’n-nâs: (insanların meliki)

    Mûhinü keydi’l-kâfirîn: (kâfirlerin tuzağını zayıflatan, boşa çıkaran)

    Muhîtü’n bi’l-kâfirîn: (kâfirleri kuşatan)

    Muhyî’l-mevtâ: (ölüleri dirilten)

    Muhzî’l-kâfirîn: (kâfirleri rezil rüsvay eden)

    Mütimmü nûrihi: (nurunu, dînini tamamlayan)

    Nûru’s-semâvâti ve’l-ard: (gökleri ve yeri aydınlatan)

    Rabbü külli şey’in: (her şeyin rabbi)

    Rabbü’l-âlemîn: (âlemlerin rabbi)

    Rabbü’l-ard: (yeryüzünün rabbi)

    Rabbü’l-arş: (arşın rabbi)

    Rabbü’l-felak: (sabahın rabbi)

    Rabbü’l-ızzeti: (kudret ve şeref sahibi)

    Rabbü’n-nâs: (insanların rabbi),

    Rabbü’s-semâvâti: (göklerin rabbi)

    Rabbü’ş-şi’râ: (Şi’ra yıldızının sahibi)

    Refî’u’d-derecât: (manevî dereceleri ve gökleri tabaka tabaka yükselten)

    Semî’u’d-du’â: (tövbeleri ve duaları duyan ve kabul eden)

    Serîu’l-hısâb: (hesabı, sorgulaması çok süratli olan)

    Şedîdü’l-‘azâb: (azabı, cezalandırması çok şiddetli olan)

    Şedîdü’l-‘ıkâb: (çok hızlı cezalandıran)

    Şedîdü’l-mihâl: (cezası, azabı, kuvveti çok şiddetli olan)

    Vâsi’u’l-mağfire: (bağışlaması, mağfireti bol olan)

    Zü’l-fadli’l-azîm: (çok ikram sahibi)

    Zî’t-tavl: (lütuf, bağış, ikram, ihsan, af ve bağış sahibi)

    Zü’l-ikrâm: (ikram sahibi)

    Zû fadlin ale’l-âlemîn: (âlemlere nimet veren)

    Zû fadlin ale’n-nâs: (insanlara ikram eden),

    Zû-intikam: (intikam sahibi, âsileri, zalimleri cezalandıran)

    Zü’l-‘ıkâb: (suçluları, günahkârları, zalimleri cezalandıran)

    Zü’l-Arş: (Arş’ın sahibi)

    Zü’l-celâl ve’l-ikrâm: (azamet ve kibriya, ikram ve ihsan sahibi)

    Zü’l-kuvveti: (güç ve kuvvet sahibi)

    Zü’l-mağfire: (af ve bağış sahibi)

    Zü’l-me’âric: (bütün derecelerin sahibi)

    Zü’r-rahmeti: (merhamet sahibi) (Toplam: 81)

    Kur’ân’da Allah’ın güzel isim ve sıfatları bildirildiği gibi hadislerde de bildirilmektedir. Bazı hadislerde Allah’ın güzel isimlerinin sayısı 99 olarak geçmekte, hadislerin bir kısmında bu isimler zikredilmekte, bir kısmında ise zikredilmemektedir.