Artık hiçbir şey hissetmiyordum. Hiçbir şey hissetmemeye başladığımda acıya dair adeta özlem duymaya başkadım; acı çektiğinizde, en azından yaşadığınızı anlıyordunuz.
Rose’u 1603’ten beri görmemiştim ama aşk hâlâ taptaze, hâlâ çok güçlüydü ve artık bana acı veriyordu. Hiçbir fiziksel acının boy ölçüşemeyeceği kadar büyük bir acı.
Hayatımda bir kez âşık oldum. Galiba bu beni, bir bakıma romantik biri yapıyor. İnsanın tek bir gerçek aşkı olacağı, sonrasında hiçbir şeyin onunla boy ölçülemeyeceği fikri. Güzel bir fikir ama asıl gerçek, dehşetin ta kendisi. Sonradan yıllar boyu o yalnızlığı göğüslemek. Hayatınızın amacı yok olmuşken var olmaya devam etmek.