Sonsuzluk, demiş Emily Dickinson, şimdilerden oluşur. Peki, i̇nsan yaşadığı anda olmayı nasıl başarabilir? Öteki şimdilerin hayaletlerinin araya girmesini nasıl önler? Kısacası, nasıl yaşayabilir?
Bunların hepsi birer an. …İnsan yaşadıkça, zorlaşıyor. Anları yakalamak. Gelip geçen kısacık anları. Geçmiş ya da geleceğin dışında bir şeyde yaşayabilmek. Sahiden burada olmak.
Gülümseyerek bana bakıyor. Hüzünlü bir tebessüm. Kırk yaşından küçük birinin yüzünde göremeyeceğiniz türden. İçinde hem hüznü, hem başkaldırıyı hem de mizah duygusunu barındıran türden.