Bütün bunlar boş yükten ibarettir dostum! At gitsin. Bunlar yüzünden teknen öyle ağırlaşır ki, küreklere var gücünle asılmaktan soluğun kesilir. Öyle hantallaşır ki, dümeni ne yöne kırsan söz dinlemez. Battı batacak diye tasalanmaktan başka bir şeye halin kalmaz. Özgürlüğün elden gider, korkunun, endişenin pençesinde kıvranırsın. Ne tembelce düş kurmaya vaktin kalır, ne de rüzgârlı kıyılarda oynaşan gölgeleri seyretmeye. Dalgaların üzerinden kayan güneş ışıklarını, suya eğilmiş kendi yansımalarına bakan ulu ağaçları, yeşillere ve altın sarısına bürünmüş ormanı, beyazlı sarılı zambakları, nazlı nazlı salınan yosunları, sazları, orkideleri, masmavi unutmabeni çiçeklerini görmez olur gözlerin.
At yükünü aşağı dostum! Hayat nehrinde seyrederken hafif olmalı teknen. Yalnızca ihtiyacın olanları al yanına; başını sokacak bir ev, birkaç iyi arkadaş, sevdiğin ve seni seven biri, bir kediyle bir köpek, bir iki pipo, gerektiği kadar yiyecek ve giyecek, gerektiğinden biraz daha fazla da içecek. Ne de olsa susuzluk, tehlikeli bir şeydir.