Hiroko Oyamada’nın #fabrika adlı eseri, modern çalışma yaşamının ruhsuzluğunu, tekdüzeliğini ve insanı ağır ağır öğüten o mekanik döngüsünü Kafkaesk bir atmosferle gözler önüne seriyor.
Roman, birbirinden kopuk geçmişlere ve farklı karakter yapılarına sahip üç ana karakterin hikâyesine odaklanır.
Burada anlatılan “Fabrika”, yalnızca fiziksel bir mekân değil; çalışanların tüm varlığına sinsice nüfuz eden, onları kendi kasvetli çarklarına hapseden, yaşayan ve nefes alan devasa bir organizmadır.
Fabrika, iş dünyasının insani değerleri nasıl tasfiye ettiğini; bireyi hem kendine hem de dış dünyaya yabancılaştırarak nasıl sistemin sıradan bir dişlisine dönüştürdüğünü işleyen, modern zamana dair eleştiri olsa da pek yıldızımız barışmadı.
.
#epia #book #japan
"İnsanların başkalarını eleştirirken bin kere düşünmesi, onları gün gelip o eleştirdikleri şeyi bizzat yaşamaktan alıkoyacaktır; çünkü hayat, dilin büyük konuştuğu, kalbin kınadığı her imtihanı dönüp dolaştırıp insanın önüne getiren muazzam bir teraziye sahiptir."
Günümüzde, modern sanat yadsıma güçlerini yitirmeye başlamaktadır. Bir süredir sanattaki reddediş ritüel yinelemelerden ibarettir: Ayaklanma bir prosedüre, eleştiri retoriğe, kural yıkma törene dönüşmüştür. Yadsıma artık yaratıcı değildir. Sanatın sonuna geldik demiyorum. Modern sanatın sonuna geldik.