Maviyle sarıyı karıştırarak yeşili üretenler ve kullananlar sadece modernler.
Bizler yani, her şeyi bölüp parçalayanlar...
Eskilerse, yeşilin içindeki maviyle sarıyı görmeye tenezzül etmediler.
Yalın baktılar dünyaya. Basitçe... huzurla... bölmeden, parçalamadan...
Kendimin peşindeyim.
Kendimin, yani hakikatin.
Hakikatimin.
Tüm güçlü ve zayıf taraflarımla kendimin.
Yoldaşsız bir yolda. Tek kişilik bir yolda. Herkes gibi. Yalınız.
Yürüyorsam düşe kalka, bil ki ısrarımdan.
Evet, kendimde ısrar ediyorum. Yolumda.
Israr etmek zorundayım.
O hâlde, sen ey çocuk, gülme, çaresizim.
Yaralıyım.
Kendimle aramdaki mesafeyi kapatmak zorundayım.