Bazen acılar dile gelmez, satırlara dökülür. Bu kitap da satırlarıyla konuşan iliklerinize kadar acıyı hissettiren ve yaşatan bir eserdi. Kitabı okurken acının ne kadar evrensel olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Sadece duygusal değil fiziksel olarak da hissettim yazarın yaşadığı acıyı. Hüznün ve acının, insanı olgunlaştıran hayata farklı bakmayı öğreten duygular olduğunu yaşadım her satırı okuduğumda. Yazar bunları öyle sessiz ve sarsıcı bir şekilde anlatmış ki kelimeler doğrudan kalbe işliyor.
Teknik açıdan kusurlu olsa da kısa kısa anılardan oluşan roman; yalın ve neredeyse masal tadında ilerliyor ancak bu sadelik aldatıcıdır, aslında altında yoğun bir varoluşsal sorgulama yatar. Ölüm, kaçış, umut, yalnızlık ve yas gibi. Etkileyici ve okunması zor bir kitaptı. Sağlam psikolojiyle okumak lazım.