Sütunun tepesindeki Helios Constantinus heykeli, başındaki 7 ışınlı tacı ve diğer alametleriyle anıtta sembolik değerler ön planda tutulmuştu. Meydanın elipsvari planı, içinde bulunduğu araziye uygun düşünülmesinin bir sonucu olabileceği gibi güneşin formuna yakın bir şekilde ele alınması da sıradan bir düşünce değildi. Mikrokosmosun bir parçasını, belki güneşi çağrıştıran dairesel planlı Senato Evi oluşturuyordu. Karşısındaki Nymphaeum ise muhtemelen ay misali hilalvari bir plan düzenlemesine sahipti. Dairesel düzenlemeye sahip evrenin (meydanın) tam merkezinde ise Güneş Tanrı imgesi yer alıyordu... Heykelin elindeki küre, binlerce yıllık bir geleneğin fiziki olarak görüntüsüydü. Güneş tanrısı tasvirlerinin en önemli imgelerinden olan küre dışında asa ve mızrak da diğer imgeydi...
Sütunu meydana getiren her iki kasnak arasında 360 derece dönen defne dallarının da özel bir önemi vardı. Defne ağacı, Güneş Tanrısı Apollon ile ilişkiliydi. Apollon ve orman perisi Dapne (Defne) arasındaki aşkın, Dapne'nin defne ağacına dönüşmesi ile sona ermesi miti, bunun en güzel örneğidir.