“Bu artık bir şeye yaramaz, baba; hiçbir şeye yaramaz…”
Benimkiler gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım:
“Onu kestiler bile, baba; benim küçük şekerportakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor.”
Ama yakında, çok yakında iyileşecektim. Çocukların yaraları çabuk kabuk bağlar. Bana sık sık yineledikleri; ‘evlendiğinde geçecek’ cümlesinde olduğu gibi. Hatta çok daha çabuk.