eğer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları sen olduğunu zannettikleri bir fikre aşık oluyorlar. onlar aşka aşık. kendi aşık hallerine. ama anlaşılmak. yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek. mühim olan bu.
her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.
bir seferinde mutlu ölmenin yolunun büsbütün ölmek olduğu söylenmişti bana. lezzetli bir öğün yermişçesine yaşamak. yenilen her şeyi zevkle, her lokmanın tadını çıkararak silip süpürmek ve yemeğin sonunda bittiği için üzülmemecesine doymuş olmak.