"Örneğin kendilerine, 'her şeye sahip' dünyaca ünlü bir oyuncu ya da sanatçının, elindeki şöhrete, paraya ve sayısız 'arkadaşına' rağmen nasıl olur da intihar edebildiğini soruyorlardı çünkü en mutlu anlarında yetersizliklerini kulaklarına fısıldamak için bilhassa ruhlarına yerleşen iblisler hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı."
"-Bana elini uzattı..
-Ve?
-Ve avucuma bir şey bıraktı.
-Ne?
-Bir kağıt.
-Üzerinde ne yazıyordu?
-Bir erkeğin bana uzun zamandır söylediği en güzel şey.
-Seni seviyorum mu? diye sordu Konrad.
Emma başını salladı.
-Sana inanıyorum, dedi ve konuşmasına ara verip sözcüklerin üzerine düşündü."
"Emma uykuyu seviyordu.
Sadece yaşam yorgunluğunun zehri tarafından korkunç görüntülere dönüştürülen, içinde yer alan düşleri sevmiyordu. Korkunçlardı çünkü fazla gerçekçilerdi ve tamamen başından geçenleri yansıtıyorlardı."
"İnsanların büyük çoğunluğu uykunun, ölümün küçük kardeşi olduğunu düşünür, oysa onun en büyük düşmanıdır. Ebedî karanlığın öncüsü uyku değil, yorgunluktur."
"Emma bir psikiyatr olarak ağır paranoyanın belirtilerini biliyordu. Doktorasını ironik bir şekilde bu alanda yapmıştı ve mitomani, yani yalan söyleme hastalığının yanı sıra bu onun uzmanlık alanlarından biriydi. Hayal dünyalarında kaybolmuş çok sayıda hastayla çalışmıştı. Sonlarının nasıl olduğunu biliyordu.
Onda olduğu gibi.."