Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mehmet Âkif Ersoy
âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
imânı olan kimse gebermez bu ölümle:
ey dipdiri meyyit, 'iki el bir baş içindir.'
davransana... eller de senin, baş da senindir!
his yok, hareket yok, acı yok... leş mi kesildin?
hayret veriyorsun bana... sen böyle değildin.
kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
tek bir ışık olsun buluver... kalma yolundan.
alemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez...
en korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez!
mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile şirkin;
mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin
bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u hudâ'dan,
hüsrâna rıza verme... çalış... azmi bırakma;