Aceleyle hazırladığın bir bavul gibi bu küçücük kalbimin içine;
bunca kırgınlığı,
bunca yorgunluğu,
bunca hayal kırıklığını
ve bunca yalnızlığı
sığdırmayı nasıl başardın?
Öyle ya...
Nasılsa sen taşımayacaktın.
"...
şu evrendeki konuşamayan tek papağan,
yüzmekten korkan tek balık,
zıplamaya üşenen tek kanguru,
uçmaya yeltenmeyen tek kuş,
kükremekten çekinen tek aslan,
başını gömmekten ürken tek devekuşu,
ışığını gösteremeyen tek ateş böceği,
şans getirmeyen tek uğur böceği,
ateş saçamayan tek ejderha,
tünel kazamayan tek karınca olduğuma
inandırılmıştım.
kırılgan şeylerin şiddetini anlatacaktım.
çünkü bunu yakından tanıyordum.
geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu.
biraz ölmemeyi,
azıcık hayatta kalmayı,
olduğu kadarıyla yaşamayı
öğrendim."