Sinem Sal

Sinem Sal

Yazar
7.9/10
134 Kişi
·
406
Okunma
·
89
Beğeni
·
8,6bin
Gösterim
Adı:
Sinem Sal
Unvan:
Türk Yazar-Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 19 Eylül 1987
19 Eylül 1987'de, ki yılıyla ilgili çeşitli söylentiler var; ailede iç savaşın olduğu yıllarmış doğumu fark edilmemiş, İstanbul'da hayata başladı.

2010'da Lakuna, 2012'de Anekta ve 2014'te Yine de Âmin kitaplarını Dünya'ya postaladı. Afili Filintalar ve Ot Dergi'de yazıyor.

Şiirlerinde ve hikâyelerinde olmayacak işlerin, ütopyanın, ironinin, kalbe varmanın türlü yollarıyla muhatap. Kadıköy'ün sokak çaycılarında kâinata dair büyük bir ipucu bulduğu gün şükredecek.
"Kitaplar önemlidir. Birine bir kitabı hediye ederken de dikkatli olmalıdır insan. İçinde en mahrem yanların vardır. Altını çizdiğin satırlar, not aldığın dizeler... Kitaplar, önemlidir. Yaşayacağın evi seçemezsin belki, ama okuyacağın kitabı sen seçersin. Yani... Kitaplar önemlidir. Okunmuş kitap hediye etmek mühimdir. Altını çizdiğiniz yerler, size dair açıklar verir, gol yiyeceğiniz yerleri işaret eder. Mahremdir. Bilinen odur ki biri size okuduğu kitabı hediye ediyorsa, ona ateş edilmemelidir. Şüphesiz ki o kişi size kendisini açmıştır. "
Sinem Sal
Sayfa 177
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kendi dalına ağır bir meyveydim
Lezzetimden eksilmedi ama
Rendelendim.
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Yıldız rendelerken elimi kaptırdım
Ve birlikte uyudum
Aynı rüyayı görmediklerimle.
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Sen beni telef ettin
Ben ziyan olmadım.
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Uçan bir halıdan düştüm
Düştüğüme üzülecek değildim.
Uçtuğuma neşelenecek kadar
Masal bilirim dedim.
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kalbin minyatür bir sapandı sanki
Bu daldan buraya, bir ben, bir başıma
Düşmüş olamazdım değil mi?
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Nasıl beklediğimimi biraz da sen anla
Az anlatmayayım
İstedim
...

Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Nasıl işse artık beni yerimden eden fırtına
Bir tek sana uğramadı
Buna gönül koymadım...
112 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
“geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
kendi dalına ağır bir meyveydim
lezzetimden eksilmedi ama
rendelendim”
.
Tabancasının sapını gülle donatıyor bu sefer Sinem Sal.
‘Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu’ ile başlayıp; çözülme devamındaki şiirlerle devam ediyor. Şiirler bir öncekileriyle bağ kuruyor~ Bazen aynı duygunun irinini akıtıyor bazen bir şarkının sözleriyle yoğuruyor hamurunu-
.
Yine de amin ve anekta’daki dizelerini anımsıyorum,dank’ta öykülerini~ “geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu” da ise derinden hissedilen kopamayış var,acı da genişler en nihayetinde.. Sözlere yansır..
Şiirin acı balı da burdan geliyor sanırım.

Sedat Gösterikli’nin çalışması olan kapak tasarımını ise beğenmemek ne mümkün~
219 syf.
·8/10
Sinem Sal, küçük yaşlardan itibaren ölümü anlamlandırmaya çalışan bir insan. Bu yüzden öyķülerindeki işlediği ölüm teması birçok yazardan daha çok tüyleri diken diken ediyor. Ölümü anlatmadan evvel anlıyor. Hakkında çok eleştiri duymuş olsam da okumaktan ilginc derecede keyif alıyorum. Dank, titizlikle okunacak, hikayenin sonunda ne olacak dedirten bir kitap. Tavsiye edilir.
112 syf.
·Puan vermedi
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu, yaşanılanlar aynı kahramanlar farklı yalnızca. Hepimizin geçen bir altı ayı var. Kimi bu süreyi aşkla, özlemle, unutma çabasıyla, neşeyle, kaygıyla, umutla ya da bazısı da benim gibi hepsini farklı zaman dilimlerinde yaşadı. Geçen zamanın gerçekliğine takılıp kalmaktansa anı yaşayın. Geçen ne olursa olsun geçmişte kalsın. Bırakın geçmişi hayat yoluna koysun. Kitap bunlardan belki bahsetmiyor ama bana yaşattıkları bu.
Keyifli okumalar.
Her zaman dediğim gibi aşk konulu şiirleri ve şair kadınları sevin!
219 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Şiirlerini daha çok sevsem de öykü türünde de başarılı bir yazar. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümü durum hikayelerinden ikincisi ise post modern zamanlardaki olay öykülerinin derlemesi gibi. Kitabın genelinde bir karamsarlık havası seziliyor ama okuyucuyu rahatsız etmiyor. İkinci bölümdeki Vaat Örgütü en hoşuma giden hikaye oldu.
219 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dank, uzun anlatılsa muhteşem romanlar olacak kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Kitabı okurken birçok alıntı ve metafor göz kırpıyor insana, dikkatli okumak gerek fark edebilmek için.. Yazarın zeki ve pesimist dili her hikayeye biraz da korku öğesi yüklemiş. Benzetmeler, söz oyunları '' başkası akıl edemezdi bunu''dedirtecek türden orijinal ve akıllıca. Bence Dank, kimselere benzemeyen bir kitap.
110 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
tutup sana anlatamadığım için başıma gelenleri
bir şeyim yok dedim soran olursa

Güncel edebiyat dergilerinin köşelerinden taşan şiirlerin derlendiği kitabıyla anlatmayı anlatmayı denemiş Sinem Sal. İçinde "mucizeye inanmazdım, tesadüf belamı verdi" tarzı aforizmik cümlelerin de yer aldığı şiirlerle. Şiir okunurken bir iki mısraya takılıp kalıyor ister istemez: "hız kesmeden yaşamaya çalışıyorum / durursam, kaybolduğumu anlarım."

Bir iç hesaplaşma halinde yazılmış şiirlerde şair kendine pek acımıyor:

canlı bomba olsam buralarda
tenha yerlere kaçsam
kendimden başlasam, kendimden tabii
ortadan kaldırmaya

Kimi zaman ilginç tespitlere de yer veriyor: "hayat adil olsaydı Hamza, zayıf adamların adı da / Hamza olurdu yani, biraz da oradan anla."

Şiir sevmeyen okuyucuya da hitap edecek bir şiir kitabı. İçinde okuyanı etkileyebilecek bir bölüm barındırıyor:

doğal yaşam alanım değişti, çiçekliyim
bir kez açtım mı hiç kapanmam
öyle mutluyum ki koşullarım gereği
seninle boğulurken hiç çırpınmam.
219 syf.
·4 günde·6/10
Sinem Sal gerçek hayatında da bu kadar agrasif olabilir mi diye düşündüm ben açıkçası. şaka şaka.. Gayet agrasif ve gergin öykülerin bulunduğu bir kitaptı. Bana göre yani.. Seveni mutlaka olacaktır, ama bana hitap etmedi. Konu yelpazesi çok geniş.. Karakterleri farklı fakat beni çekmedi bu kitap.
219 syf.
Dikkat kafanıza "dank " edebilir.
Kitap 13 hikayeden oluşuyor. Aforizmalı, marjinal, orjinal. Anlatım tarzını sevdim, gayet başarılı, sürükleyici . Şiddet, nefret, ölüm temaları ön planda . Hikayedeki ölümler karakterleri anlamlandırıyor.
" Tanrı için nelerden vazgeçtiğini bilmelisin. Günah işlememek gibi ezbere bir yöntemden ziyade. Tüm günahları işle ve işte o zaman hepsinden vazgeç. Gerçekten kendini adamak budur. Yoksa hiç sevişmeden onun nasıl bir zevk olduğunu bilmeden, kötülüğe bulaşmadan, alkol kullanmadan bunlardan vazgeçmek, vazgeçmek değildir. Hiç sevmediğin birini unutmaya çalışmak gibidir."
80 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
'Bizim için yalnız şunu diyebilirdim
İki farklı dilde
Aynı anlama gelseydik
Keşke.'

Kim ne derse desin kadın şairlerin üslubunda farklı bir tat var. Bunu erkek şairlerde yakalayamıyorum. Naiflik mi merhamet mi acının derini mi bilemiyorum ama tıpkı Didem Madak gibi bu şair de içime işledi. Kullandığı kelimelerin o mısrada ne işi var diyorsun ama bütününe bakınca nokta atışı. Özetle çok farklı, içten ve acı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinem Sal
Unvan:
Türk Yazar-Şair
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 19 Eylül 1987
19 Eylül 1987'de, ki yılıyla ilgili çeşitli söylentiler var; ailede iç savaşın olduğu yıllarmış doğumu fark edilmemiş, İstanbul'da hayata başladı.

2010'da Lakuna, 2012'de Anekta ve 2014'te Yine de Âmin kitaplarını Dünya'ya postaladı. Afili Filintalar ve Ot Dergi'de yazıyor.

Şiirlerinde ve hikâyelerinde olmayacak işlerin, ütopyanın, ironinin, kalbe varmanın türlü yollarıyla muhatap. Kadıköy'ün sokak çaycılarında kâinata dair büyük bir ipucu bulduğu gün şükredecek.

Yazar istatistikleri

  • 89 okur beğendi.
  • 406 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 192 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları