Dank

7,7/10  (30 Oy) · 
50 okunma  · 
21 beğeni  · 
817 gösterim
Ben Deli Derviş! Bir tekkede oturuyorum. Bir gün biri gelirse, kendime inanacağım. Herkesin bir hikâyesi vardır. Ama herkesin bir anlatıcısı yoktur.

Süper olmayan süper kahramanlar, tekkesini terk eden dervişler, bir yıldız tohumunun peşinde ellerini kana bulayanlar, sarı bir tablo için yokuş yukarı koşmasını öğrenenler, tüm şehri etkisi altına alan hissizlik hastalığıyla savaşanlar,yastıklarının altına mayın döşeyen aileler,gizli teşkilatlar, patlayan silahlar, patlamayan silahlar, cenaze evleri, mezarlıklar, yiv, set, dank!

Sinem Sal hiçbir yerde yayımlanmamış öyküleriyle karşınızda.
Şimdi elinizdeki uyku haplarını yavaşça komodinin üstüne bırakın!

Merkeze girerken kardeşime el sallamıştım. Hastaları düzene sokuyordu. Henüz Toza Soranlar ekibine katılmamıştı. Ona ve hastalara baktım. Bakmaya ihtiyacım vardı. Etrafımdaki her şey o kadar hareket ediyordu ki benim hiç kıpırdamadan anlamaya ihtiyacım vardı. Anladığımda bir şey hissetmeye ihtiyacım vardı. Bu halime alışmamaya ihtiyacım vardı. Bu çağa Hissizlik Çağı dediler, ama bence bu çağ Hırıltı Çağı. Hepimizin içinden bir ses geliyor, yaşadığına dair. Anlamı yok. Bu çağ, kesinlikle Hırıltı Çağı...
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2016
  • Sayfa Sayısı:
    219
  • ISBN:
    9786055162733
  • Yayınevi:
    April Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
feyza 
17 Eki 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Sinem Sal, küçük yaşlardan itibaren ölümü anlamlandırmaya çalışan bir insan. Bu yüzden öyķülerindeki işlediği ölüm teması birçok yazardan daha çok tüyleri diken diken ediyor. Ölümü anlatmadan evvel anlıyor. Hakkında çok eleştiri duymuş olsam da okumaktan ilginc derecede keyif alıyorum. Dank, titizlikle okunacak, hikayenin sonunda ne olacak dedirten bir kitap. Tavsiye edilir.