Gece Bekçisinin Rüyası

·
Okunma
·
Beğeni
·
528
Gösterim
Adı:
Gece Bekçisinin Rüyası
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050941142
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Benden yalan söylememi beklemeyin... Herkes en az bir kişiyi her koşulda işitir... Beni işit istiyorum. Sizi anlıyorum. Önce tutumunuzu sert biçimde karşıladım. Ama sonra fark ettim ki siz hekimsiniz, büyücü ya da falcı değilsiniz. Önünüzde sınırlı bilgi var, o halde benim konuşmayı unutmama hazırlıklısınız, oysa birdenbire işitmeyi unutmuş olmamı hesaba katamazdınız. Size kırgın değilim. Rahat edin isterim. Size kırılmadım, alınmadım, yargılamadım. Sözcükleri unutmuş biri olarak, bu yeni durum karşısında ben de hayret ediyorum. Yazarken, nasıl oluyor bilmiyorum, hiçbir sıkıntı duymadan su gibi akıyor sözcükler. Nasıl oluyor bilmiyorum, bir plakçının önünden geçerken şarkıları işitiyorum. Hatta söylüyorum. Bu hastalığım nedir, bilmiyorum. Sizden sakladığım yeni bir bilgi var. Buna asla inanmayacağınızı bildiğim için yazmayacağım. Ama bir şeyi kendime itiraf ettim; tedavi olmak istemiyorum. Sözcükleri unuttuğum için konuşamamaktan ve işitememekten memnunum. İçimdeki gürültü zaten yeterince baş ağrıtıyor. Sesini yitiren bir kadın... Kadının zihninde kaybolan bir ruh hekimi... İstanbul’a seslenen bir aktör... Valizi elinde yaşlı bir komşu Ve onlara “Size güzel şarkılar çalmak isterdim” diyen bir radyo...
176 syf.
·5/10
GECE BEKÇİSİNİN RÜYASI-KİTAP YORUMU :Saat on… “Karanlık. Kayboldum… Kayboldun…” “Çok bekledim seni.” “Biliyorum… Ya ben… Bilsen… Ben ne kadar bekledim.” Bitti.

Arkası yarın…

Ben bir radyoyum.

Şimdi Haberler. (s.9) Enver Aysever’in son kitabı: “gece bekçisinin rüyası” nı bitireli biraz oldu ..Hatta Temmuz ayının ilk kitabıydı.Kitapla ilgili ne yazacağım inanın bilmiyordum.Aklımı biraz toplayıp, kitabı sindirmek istedim doğrusu.Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitabın anlatım tarzı okuduğumuz romanlardan biraz farklı...Fakat kitabın olay örgüsüne,kurgusuna yakışmış doğrusu.Dile gelmiş bir radyonun söylediği vurucu cümlelerle başlayan kitap, konuşmayı unutan bir kadının garip hikayesiyle devam ediyor.Karakter bakımından da zengin.. doktorumuz, doktorumuzun asistanı, onun sevdiği adam.. var.. hepsi birbiriyle iç içe...Kitabımızda psikoloji , politika ve toplumsal olayların harmanlanmış halinin edebi olarak anlatıldığını da görüyoruz. Romanı anlamak için ülkemizde yaşanan olayları, siyaseti ve yakın tarihi bilmek sanki birazcık şart gibi..Bu yüzden beğendim mi? beğenmedim mi? inanın bilmiyorum.Siyasetten de anlamıyorum ama yazarın kendisini çok seviyorum...Keyifle okuyun... “Bir masal sanacaksın anlattıklarımı ama söyleyeyim… Sana, İstanbul’a, gökyüzüne, şiire sahip çıkmak için meydandaki parka çadır kurdu çocuklar. Bir bahar günü… Şarkılar eşliğinde yoksulluk yasaklandı önce, sonra cebinde ne var ne yok, yoksul sofrasına koydu çocuklar. Tam ağaçlar meyve vermeye başlayacaktı ki, elleri zehirli, yüzleri nefretle bezenmiş, dillerinde kan olan demir dişli adamlar saldırdı. Bir yangında kül oldu Taksim…” (s.119)
176 syf.
·8 günde·Beğendi·5/10
Yazım dili ve anlatımı sürükleyici olan eser politikayı seven okuyucuların dikkatini çekecektir. Okuyan arkadaşların yorumlarını da beklerim. http://www.bumesele.com/...uyasi-enver-aysever/ İyi okumalar dilerim.
Yakında bir çocuk öldürülecek ve toplum ikiye bölünecek. Cenazesine gidenler ve ardından küfür edenler.
Enver Aysever
Sayfa 72 - Doğan Kitap - 2017
Memlekette bu kadar deli olduğunu bilmezdim. Ahali sıra sıra geliyor, neredeyse kapıda kuyruk, millet parasıyla deli raporu alıyor.
Enver Aysever
Sayfa 59 - Doğan Kitap - 2017
... sessizlik büyüdükçe farkındalık azalır. Gözler bakmıyor, kulaklar işitmiyor, ağızlar konuşmuyor, yürekler sızlamıyor, eller solmuş, çiçekler kanamış halde.
Enver Aysever
Sayfa 21 - Doğan Kitap - 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Bekçisinin Rüyası
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050941142
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Benden yalan söylememi beklemeyin... Herkes en az bir kişiyi her koşulda işitir... Beni işit istiyorum. Sizi anlıyorum. Önce tutumunuzu sert biçimde karşıladım. Ama sonra fark ettim ki siz hekimsiniz, büyücü ya da falcı değilsiniz. Önünüzde sınırlı bilgi var, o halde benim konuşmayı unutmama hazırlıklısınız, oysa birdenbire işitmeyi unutmuş olmamı hesaba katamazdınız. Size kırgın değilim. Rahat edin isterim. Size kırılmadım, alınmadım, yargılamadım. Sözcükleri unutmuş biri olarak, bu yeni durum karşısında ben de hayret ediyorum. Yazarken, nasıl oluyor bilmiyorum, hiçbir sıkıntı duymadan su gibi akıyor sözcükler. Nasıl oluyor bilmiyorum, bir plakçının önünden geçerken şarkıları işitiyorum. Hatta söylüyorum. Bu hastalığım nedir, bilmiyorum. Sizden sakladığım yeni bir bilgi var. Buna asla inanmayacağınızı bildiğim için yazmayacağım. Ama bir şeyi kendime itiraf ettim; tedavi olmak istemiyorum. Sözcükleri unuttuğum için konuşamamaktan ve işitememekten memnunum. İçimdeki gürültü zaten yeterince baş ağrıtıyor. Sesini yitiren bir kadın... Kadının zihninde kaybolan bir ruh hekimi... İstanbul’a seslenen bir aktör... Valizi elinde yaşlı bir komşu Ve onlara “Size güzel şarkılar çalmak isterdim” diyen bir radyo...

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • Ayşe Gül Ay
  • Gülistan Örenç
  • Özge Hilal Sevin
  • Mert özkan
  • Signoramiraggio
  • Hilmi Sevinç
  • Sadettin TANIK
  • hermione.
  • Yağmur
  • BuMesele.com

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%18.8 (3)
8
%0
7
%31.3 (5)
6
%12.5 (2)
5
%25 (4)
4
%12.5 (2)
3
%0
2
%0
1
%0