Adı:
Mavi Defter
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757837695
Kitabın türü:
Çeviri:
Özlem Koşar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Lenin'in yaşamının kısa ama son derece hareketli bir kesiti... Kazakeviç, belgesel roman türünün başarılı bir örneğini oluşturan bu kitap, 1917 Şubat Devrim'nden sonra, her şeyin büyük bir hızla değiştiği o fırtınalı dönemde Lenin'in taktiklerini, uzakgörüşlülüğünü, çalışma tarzını, en zor anda gösterdiği soğukkanlılık ve cesareti, yoldaşlarıyla ve sıradan emekçilerle ilişkilerini canlı bir şekilde anlatmaktadır.
(Arka Kapak)
128 syf.
·Puan vermedi
3-4 Temmuz gösterileri sonrası ve 1917 Ekim Devrimi öncesinde yaşanan olayları Lenin’in gözünden anlatan bir nevi tarihsel bir kitap.
Bolşevik birliklerin yaşadığı baskıları, Lenin’in Alman casusu suçlamalarını ve koşullar itibariyle illegal olarak sığındığı küçük bir kulübeden devrime olan inancını ve kararlılığını, güçlü karakterini anlatan küçük ama derin bir kitap.
Ve üzerinde yoğun olarak çalıştığı Devrim ile ilgili çalışmalarının yer aldığı notların bulunduğu Mavi Defter; toplumsal gerçeklikle bütünleşmiş bir kesit.
O zorlu, fırtınalı dönemi yoldaşlarıyla yaşadıklarını, duygularını, düşüncelerini, yüreğini bu kitapta görebilirsiniz.
Kitabın yazarı hakkında; sadece İkinci Dünya Savaşı’na keşifçi olarak katıldığını, bir öğretmen oğlu olduğunu ve bu kitabıyla Sovyet yazarı olarak tanındığı bilgisi dışında başka bir bilgi edinemedim.
KitaplaKalın
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Tarih ile ilgileniyorsanız 1917 yılında gerçekleşen Ekim Devrimi (Bolşevik Devrimi) nin Dünya Tarihi için önemi ile şimdiki zamanında yaşanan olaylara zeminini hazırladığı bilinmektedir.



Peki bu devrim niye bu kadar önemli ? Bu devrim hangi şartlarda ve nasıl gerçekleşti ? Parti ve devrim için önemli olan Lenin kimdir ? Bu kitapta anlatılanlar 3-4 temmuz olaylarından sonra ve Ekim Devrimi öncesinde Lenin'in yaşadıkları anlatılıyor. Tarihi bir eser niteliğinde olan bu kitabı daha iyi anlamanız için bazı bilgilerden bahsetmem gerekiyor. Bu sayede kitabı daha iyi anlayabilir ve o şartları gözünüzün önüne getirmeniz kolaylaşır.



"1917 Rusya Devrimi'nin esin kaynağı ve önderi olan Marksist fikir, siyaset ve eylem adamı, asıl adıyla Vladimir İliç Ulyanov (Lenin), 22 Nisan 1870'te doğdu. 1917-1924 yılları arasında yeni Sovyet Devleti'nin temellerini atmış ve ilk başkanı olmuş, dünya işçi hareketinin yeni öncü örgütü olarak "lll. Enternasyonal"i kurmuştur. Tarihinin en büyük devrimcilerinden biri ve Marks sonrası dönemin en etkili sosyalist düşünürü olarak kabul edilir."



"Lenin, 1917'nin Nisan ayında Petrograd'a vardı ve hemen arkasından "Nisan Tezleri"ni yayımladı. Bu tezlerle Lenin Rusya'nın güncel durumu tahlil etti ve partinin izleyeceği siyasi hattı ortaya koydu. Tezlerde Lenin "Bütün İktidar Sovyetlere!" sloganını öne çıkartarak, iktidarın bir taban örgütlenmesi olan işçi konseyleri tarafından alınmasını savundu.



Temmuz ayında meydana gelen başarısız bir Bolşevik ayaklanmasından sonra güvenliği nedeniyle Finlandiya'ya gitti."



İşte bu kitap başarısız Temmuz olayından sonra Finlandiya'ya gitmeden önce yaşadıkları anlatılmaktadır. Kitap, Lenin'in ayın parıltısı ile kayığın içinde gizli bir kulübeye giderken başlıyor. Bu kulübede saklanıp devrim için yazılar yazar. Bu yazılar ile halkı bilinçlendirmek istemektedir. Onun hayatı sıradan bir yaşamdır.



"Yani çok sıradan bir yaşamım var, gördüğün gibi: Sigara içmem, içki içmem, kızlarla da hiç ilgim yoktur...” Güldü. “Ama yine de ilginç bir yaşam, değil mi? Hele şimdi, tıpkı bir macera romanı. Göl boyunca uzanan bir ormanın derinliklerinde bir kulübe! Fesat adamlar Finli tırpancılar kılığına girmişler. "



O kendisini değil sadece devrimi düşünen biridir. Devrim için isminin kötü şöhret ile anılması önemli değildi. Onun için önemli olan halkın her şeyden haberi olmasıydı. Halka dürüst olmak lazımdı.



"Taktiklerimiz kitlelere gerçekleri söylemektir. Bizim yararımıza olmasa bile gerçekleri söylemeliyiz. Ancak bu yolla kitleler bize güvenir. Tarihin tüm dönemeçlerinde, her zaman sadece ve sadece gerçeği söylersek, düşüncelerimizle yaptıklarımız farklılaşmazsa, sözde ‘taktik kaygılarla’ halka yalan söylemezsek yenilmeyiz. Çünkü taktikler, bazı yoldaşların düşündüğü gibi stratejiden çok uzak değil... "


“Sloganlarla oynamıyorum; devrimin her dönemecinde kitlelere gerçeği söylüyorum, ne kadar acı da olsa ve sen, öyle hissediyorum ki, halka gerçeği söylemekten korkuyorsun. Proleter siyaseti burjuva yöntemlerle yürütmek istiyorsun. ‘Kendi çevrelerinde’, kendi aralarında gerçeği bilen, ama kitlelere, kendi söylemleriyle, onlar cahil ve kıt anlayışlı oldukları için bunu iletmeyen önderler, proleter önderler değildir. Doğruyu söylemeli. Yenilgiden korkuyorsan, bunu ‘zafer kazanılacak’ diye satmamalısın; eğer uzlaşmaya gidiyorsan, kitlelere bunun uzlaşma olduğunu söylemelisin; zafere kolayca ulaştıysan, illa ‘zordu’ diye ısrar etmemelisin ve eğer zor olduysa da, ‘çok kolaydı’ diye böbürlenmemelisin; hata yaparsan, kendi itibarın için, bunun hata olduğunu itiraf etmelisin çünkü sana itibar kaybettirecek olan esasında hataların konusunda sessiz kalmandır; eğer koşullar yön değiştirmeni gerektiriyorsa, sanki hiçbir değişim yokmuş gibi olayları sunmamalısın; eğer sınıfın sezgilerine ve devrimci sağduyusuna güveniyorsan, ona karşı doğru sözlü olmalısın. Bir Marksistin bunlara inanmaması ayıptır ve çürümüşlüktür. Ayrıca düşmanı bile aldatmak son derece karmaşıktır, çift yönlüdür ve ancak en somut askeri taktikler alanında caizdir. Çünkü düşmanlarımızla dostlarımız arasında demirden bir duvar yok, düşmanlarımız halk üzerinde hâlâ etkililer ve kitleleri kandırma becerileriyle, bizim dahiyane manevralarımızı, kitleleri aldatma girişimi gibi –üstelik de başarıyla– gösterebiliyorlar. ‘Düşmanı aldatmak’ adına kitlelere samimiyetsiz davranmak, aptalca ve yanlış hesaplanmış bir siyaset tarzı. Proletaryanın gerçeklere ihtiyacı var ve soylu küçük burjuva yalandan daha fazla hiçbir şey onun davasına zarar veremez.”



Beni etkileyen durumlardan biri de Lenin'in kadınlara önem vermesi oldu.



“Bir devrim ancak kadınlar tarafından desteklenirse, kadınlar da onun içinde rol alırsa başarıya ulaşabilir.”



Yazar olayları sade bir dil ile aktardığı için okurken zorlanacağınızı düşünmüyorum. Eğer yakın tarihe ilginiz varsa mutlaka okumanızı öneririm.
128 syf.
·Beğendi·8/10
Lenin'in yaşamının kısa ama son derece hareketli bir kesitini anlatan belgesel bir roman.
Bir devrim Liderinin çalışmalarını, taktiklerini, dava yolunda yaşadığı zorlukları ilgiyle okudum.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Ekim devriminin arifesinde, Lenin'in illegal koşullardaki yaşamından kısa ve oldukça etkileyici bir kesit sunuyor. Lenin, Zinovyev ile birlikte bir çiftlikte kalmaya başlar ve orada kaldığı süre içinde çiftlikte ki genç çocukla arkadaş olmasının kısa surukleyici öyküsü...
128 syf.
Lenin'in hayatının bir dönemi ele alınmış. Ama ben pek ılınamadım kitaba. Okurken bana bayağı sıkıcı geldi. İnsan bir olayı anlatırken daha sürükleyici hale getirebilir.
Kim bilir, eğer Voltaire ve Rousseau yaşasalardı, kendi düşüncelerinden ilham alınarak gerçekleşmiş büyük Fransız Devrimi'nin muhalifleri olacaklardı belki. Doğru zamanda ölmek ne büyük şans! Plehanov bunu becerememişti.
Tarihin tüm dönemeçlerinde, her zaman sadece ve sadece gerçeği söylersek, düşüncelerimizle farklılaşmazsa, sözde “taktik kaygılarla” halka yalan söylemezsek yenilmeyiz.
Lenin, broşürünün taslağını çıkartmak için ertesi gün şafağın sökmesini zor bekledi (abartının, gösterişin önüne geçmek için yeni kitabına özellikle böyle diyordu). Çalışırken, biraz muğlak, ama yabancısı olmadığı ve neredeyse bedensel bir heyecana kapıldı; sağ elinin başparmağı ve işaret parmağıyla, şu küçük burjuva pigmeleri kalabalığın içinden sanki birer birer ayırıyor, hiç bakmadan çalıların arasına atıveriyordu.
Geleceğin Rusya’sını yaratabilmek için bugünkü Rusya’da devrim yapmak zorundayız, başka yolu yok.
Evet, cehalet var. Evet, gericilik var. Evet, medeniyetsiz bir ülkeyiz.
Ani ve acısız bir ölüm onu korkutmuyordu, çünkü o, ölümsüz bir doğanın ölümlü bir parçası olduğunu çocukluğundan beri, hem de çok iyi biliyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mavi Defter
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757837695
Kitabın türü:
Çeviri:
Özlem Koşar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Lenin'in yaşamının kısa ama son derece hareketli bir kesiti... Kazakeviç, belgesel roman türünün başarılı bir örneğini oluşturan bu kitap, 1917 Şubat Devrim'nden sonra, her şeyin büyük bir hızla değiştiği o fırtınalı dönemde Lenin'in taktiklerini, uzakgörüşlülüğünü, çalışma tarzını, en zor anda gösterdiği soğukkanlılık ve cesareti, yoldaşlarıyla ve sıradan emekçilerle ilişkilerini canlı bir şekilde anlatmaktadır.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Eylem
  • kitapbiriktiricisi
  • Bilgesu yurdakul
  • Alican Kayhan
  • Nazan han
  • Durdu Yıldız
  • Batuhan Toklucu
  • Eylem Doğan
  • Sevan
  • Baran caner

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (10)
9
%13.6 (3)
8
%22.7 (5)
7
%9.1 (2)
6
%4.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%4.5 (1)
2
%0
1
%0